maltepe escortkurtköy escort

Format Haber

HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU ÜYELİĞİ SEÇİMLERİ

HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU ÜYELİĞİ SEÇİMLERİ
Ali Suat Ertosun( suatertosun@yahoo.com )
20 Mayıs 2021 - 18:30

Son 12-13 yıldır gündemimizin değişmeyen konularından birisi olan ve çoğu zaman yaptığı tasarruflarla tepki çeken HSK; bu kez dört yıl görev yapacak üyelerinin seçimi ile yine gündemde.

HSK neden önemli? Çünkü adalet sistemimizin en önemli kurumlarından biri olan HSK’nın,. Anayasamızın 159. maddesi uyarınca, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yapması gerekiyor. Peki öyle mi yapıyor? Son yıllarda HSK’ya yönelik, önemi ve ciddiyeti olan en büyük yakınma, siyasi iktidarın istek ve talimatları doğrultusunda hareket ettiğine ilişkin, kamuoyunda var olduğunu gözlemlediğimiz yaygın bir kanının oluşmasıdır.

1982 Anayasası ile ağırlıklı olarak Yargıtay ve Danıştay üyelerinden oluşan HSYK’nın yapısı, 2010 yılında değiştirildikten sonra 2017 referandumu ile Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçilmesi sırasında tekrar değiştirilerek bugünkü durumuna getirilmiştir. Buna göre HSK, Adalet Bakanı ve bakan yardımcısı ile birlikte dördü Cumhurbaşkanı ve yedisi TBMM tarafından seçilen 13 üyeden oluşmaktadır. Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek dört üye yönünden herhangi bir sorun görünmemektedir. Partili Cumhurbaşkanının partisi ile onu destekleyen ortağının, Anayasa’da aranan nitelikli çoğunluğu sağlaması nedeniyle 2017 yılında TBMM’de sorun çıkarmadan yapılan seçimin, bu kez iktidar kanadının gerekli çoğunluğu olmadığından sorunlu geçmesi olasıdır.

TBMM tarafından HSK’ya seçilecek yedi üye ile ilgili süreç şöyledir. TBMM Adalet ve Anayasa Komisyonlarından oluşan Karma Komisyon, 52 üyeden oluşmaktadır. Karma Komisyon’un 26 üyesi Ak Parti, 12 üyesi CHP, 6 üyesi HDP, 4 üyesi İYİ Parti, 4 üyesi MHP’li olup; iktidar 30, muhalefet partileri 22 üyeye sahiptir. Karma Komisyon, 7 üyelik için üçerden 21 aday belirleyecektir. Her aday için üye tam sayısının ilk oylamada üçte iki, ikinci oylamada  beşte üç çoğunluğu aranmaktadır. Gizli oyla yapılacak seçimdeki bu sayı; ilk tur için 35, ikinci tur 31’dir. Cumhur ittifakının Komisyondaki üye sayısı, bunların altındadır. Her bir üyelik için belirlenecek üç aday, aranan çoğunlukla seçilemezse; en çok oyu alan iki aday adayı arasında kura çekilerek tespit edilecek ve bunlar Genel Kurula sunulacaktır.

Genel Kurulda da gizli oyla yapılacak seçimlerde, aynı çoğunluk, yani ilk turda üye tam sayısının üçte ikisi, ikinci oylamada beşte üçü aranmaktadır. Bu sayılar sağlanamazsa, en çok oy alan iki aday arasında kura çekilecektir.  İktidar Ak Parti 288, MHP 48, BBP 1 olmak üzere toplam 337; muhalefet CHP 136, HDP 55, İYİ Parti 36 olmak üzere toplam 227 milletvekiline sahiptir. Diğer küçük partilere mensup ve bağımsız milletvekili sayısı 20’dir. Mevcut dağılıma göre iktidar kanadı, Genel Kurulda da gerekli çoğunluğu sağlayamamaktadır.

Bu durumda anlaşma zorunlu olmakta, sonuç alınamazsa iş kuraya kalmaktadır (Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun 18, 19 ve 20. maddeleri).

Arzulanan, hukuk insanı olma özellikleriyle öne çıkan ve güven duyulan adaylar üzerinde anlaşma sağlanması suretiyle mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlerin tarafsızlığı ile hukukun evrensel ilke ve esaslarını benimsemiş, kıdemli ve liyakatli kişilerin seçilmesidir. Seçimlerde, dört üyenin Cumhurbaşkanı tarafından seçildiği, Adalet Bakanı ve bakan yardımcısının iktidar kanadına mensup olduğu dikkate alınarak; TBMM’de yapılacak seçimde, siyasi ön yargıları bir yana bırakıp, sayısal çoğunluğu güce dönüştürmeden, muhalefete de ağırlık verilerek dengeli ve güven duyulan bir yapının oluşturulması gerektiği gözetilmelidir. Anayasa koyucu da, nitelikli çoğunluğu öngörmekle bunları aramıştır. Örneğin Yargıtay ve Danıştay’a yeni seçilmiş, yüksek mahkeme deneyimi olmayan üyelerin, HSK’ya seçilmesi doğru değildir. Temennimiz bu yönde olmakla birlikte, geçmiş deneyimler ve yargının iktidarın emrinde bir güç olarak  kullanıldığı göz önüne alındığında, bunun zor olduğunu üzülerek söylemek durumundayız.

Bu durumda muhalefet açısından en uygun yol, anlaşma sağlan(a)madığı takdirde seçimi kuraya götürmektir. Geçmişte HSYK üyeliği görevinde bulunmuş bir kişi olarak uygulama ve deneyimlerime göre, HSK’da muhalefet grubundan görev alacak birkaç üyenin bir işlevinin olmayacağını (görüş ve önerilerini benimsetemeyeceğini) söyleyebilirim. Kura, tabii ki şanstır. Ancak dengeli bir dağılım olursa, ileride iktidar değişiminde Adalet Bakanı ve Bakan Yardımcısının katılmasıyla HSK’da çoğunluğun sağlanması mümkündür.

Burada üzerinde duracağımız diğer bir husus, oylama şeklinin nasıl olacağıdır? Karma Komisyonda her üyelik için o kontenjandan seçilme hakkına sahip aday adaylarının katılacağı gizli oylamanın ayrı yapılması; örneğin Yargıtay üyeleri arasından seçilecek üç üyeliğin her biri için birinci, ikinci ve üçüncü adayın ayrı ayrı belirlenmesi, bu belirlemelerde Komisyon üyelerinin tek oy kullanmaları gerekmektedir. Bu işlemler; Danıştay üyeleri arasından seçilecek bir; yükseköğretim kurumlarının hukuk dalında görev yapan öğretim üyeleri ile meslekte on beş yılını doldurmuş avukatlar arasından seçilecek üç üyelik için tekrarlanacaktır. Yargıtay kontenjanına düşen üç, Danıştay kontenjanına ait bir, öğretim üyeleri ve avukatlar kontenjanına düşen üç üyelik olarak üç grup hâlinde yapılacak seçimlerde; örneğin, Yargıtay kontenjanı ile ilgili olarak her bir üyelik için gerçekleştirilecek birinci oylamada üçte iki çoğunluk sağlanmışsa, birinci aday seçilmiş olacak; sonra ikinci üyelik için önceden seçilenin katılamayacağı birinci tur oylama yapılacak, sonra üçüncü üyelik için ilk adayın belirlenmesine geçilecektir. Bu işlemler diğer gruplar için de aynı şekilde yapılacaktır. İlk tur oylamalarda üçte iki çoğunluk sağlanamazsa, beşte üç çoğunluğun aranacağı ikinci tur oylamaya geçilecek, bu oran da sağlanamazsa, en çok oy alan iki aday arasında kura çekilerek birinci aday belirlenmiş olacak; bu işlemler her üyelik için ikinci ve üçüncü adaylar belirlenirken yinelenecektir.

Genel Kurula her üyelik için belirlenen üçerden yirmi bir aday gönderilecektir. Orada da tam sayının ilk turda üçte ikisi, seçilemezse ikinci turda beşte üçü aranacaktır. Bu sayı ilk tur için 400, ikinci tur için 360’dır. Aranan nitelikli çoğunluk ikinci turda da sağlanamazsa, en çok oyu alan iki aday arasında kura çekilerek HSK üyesi belirlenmiş olacaktır.

Anayasa’nın aradığı nitelikli çoğunluğun, dolayısıyla muhalefetin de HSK’da temsili için oylama şekli çok önemlidir. 2017 yılında yapılan seçimlerde, buna riayet edilmemiş, toplu oy kullanılmıştır.

Burada tartışılan diğer bir husus da, TBMM’de yapılacak bu seçimlere karşı yargı yoluna gidilip gidilemeyeceğidir. Gidilemeyeceğini ileri sürenler, “TBMM’nin, görev ve yetkilerinin yasama bölümünde düzenlendiğini, idari bir makam olarak düşünülemeyeceğini, dolayısıyla HSK’ya üye seçmesiyle ilgili yaptığı işlem ve aldığı kararların idari yargı denetimine tabi olmadığını” belirtmekte; aksi görüşte olanlar ise, “Yasama ve yargı organlarınca tesis edilmekle birlikte, ‘yasama’ ve ‘yargı’ fonksiyonuyla alakası olmayan, tümüyle ‘idare’ işlevi ile ilgili bulunan işlemlerin, idari nitelikte olduğundan idari davaya konu edilebileceğini” savunmaktadır. Ben de TBMM’de yapılacak seçimlerin Anayasa ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’na aykırı olarak yapılması hâlinde idari yargıda dava konusu edilebileceği görüşündeyim. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırdığı 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un yürürlükte olduğu sırada, TBMM Genel Kurulunun Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna seçtiği bir üyenin açtığı davanın esasına girilerek incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (DİDDK 18/10/2012 tarih, 2008/697 E. 2012/1660 K. sayılı kararı).

Burada kısaca üzerinde duracağımız iki konu daha bulunmaktadır. Birincisi Anayasa’nın 159/3. maddesinde yer alan, ‘müsteşar’ sözcüğünün, ‘bakan yardımcısı’ olarak değiştirilerek, Anayasa’ya aykırılığın giderilmesi gerektiğidir. İkincisi de, süresi dolan HSK üyelerinin bir kez daha seçilebileceklerine ilişkin Anayasa’nın 159/4. maddesi, 2017 yılında getirildiğinden ve daha önceden bu konuda herhangi bir sınırlama olmadığından, mevcut üyelerin ikinci kez aday olabilecekleri ve seçilebilecekleridir.

Dileğimiz güvenilirliği yerlerde sürünen yargımızın, hak ve özgürlüklerin güvencesi olabilmesi açısından arzulanan düzeyde işlevsellik kazanabilmesi için en önemli kurum olan HSK’nın, bağımsız ve tarafsız olması, siyasi etki ve telkinlere karşı koyabilecek konuma gelmesi ve yapılan haksızlıkları gidermesidir.

Sözün Özü: Yargımızın güvenilir kılınması, günümüzün güncel konusu olan mafya soruşturmalarının yapılması ve adaletsizliklerin giderilmesinin yolunun, bağımsız ve tarafsız HSK’dan geçtiği unutulmamalıdır.

———-+———-

Güzel Sözler

Düşünün, çünkü henüz yasaklanmadı. George Orwell

Umut, uyanan bir insanın rüyasıdır. Aristo

Yargı zayıf olduğunda, ön yargı güçlüdür. Kane O’Hara

Özgürlük, tarihin kaybolmayan tek değeridir. Albert Camus

KÖŞE YAZARLARI
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

© Telif Hakkı 2020, Format Haber Tüm Hakları Saklıdır

Sperrmüll Berlin

İzmir escort bayanBursa escort bayanAnkara escort bayanAntalya escort bayanEskişehir escort bayanKonya escort bayanKayseri escort bayanİzmit escort bayanAlanya escort bayanKocaeli escort bayanKuşadası escort bayanGaziantep escort bayanMalatya escort bayanDiyarbakır escort bayanDenizli escort bayanSamsun escort bayanAdana escort bayanBodrum escort bayanescort service berlinabu dhabi escortsporno izleseks hikayelerisex hikayeleriFacebook link kısaltmak