maltepe escortkurtköy escort

Format Haber

İzmir’de Nükleer Atık Sorunu nasıl çözümlenecek?

İzmir’de Nükleer Atık Sorunu nasıl çözümlenecek?
27 Mayıs 2021 - 9:47

Gaziemir Belediyesi’nin Emrez Mahallesi’ndeki İzmir’in Çernobil’i olarak bilinen ve normal değerin 219 katı oranında radyasyon yayan radyoaktif atıklarla ilgili panel düzenledi. Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre
Mühendisliği Bölümü, Çevre Bilimleri Anabilim Dalı’ndan emekli, Öğretim Üyesi Dr. Enver Yaser Küçükgül’ün konuşmacı olarak katıldığı eğitimde nükleer atıkların insan sağlığına, canlılara ve doğaya etkileri ele alındı.

‘Gaziemir bir nükleer kaynak’

Panelde “Nükleer Radyasyon ve Gaziemir’deki Radyoaktif Atıklar” başlıklı bir sunum yapan Dr. Enver Yaser
Küçükgül, Gaziemir’deki atıklarla ilgili çarpıcı bilgiler verdi. Maddenin yapısı hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Küçükgül, “Hiç radyoaktif olmayan elementler, diğerlerinin etkisiyle radyoaktif olabilir. Dolayısıyla Gaziemir’de tehlikeli nokta aramayın, her yerde radyoaktif enerji mevcut. Eski kurşun fabrikasının bulunduğu alan bir nükleer kaynak. Her zaman bir madde uyarılarak radyoaktif hale gelebilir. Burada maddenin kütlesinin ne zaman yarıya ineceği önemlidir. Gaziemir’deki nükleer atıkların kütlesinin ne zaman yarıya ineceğini bilmemiz için, bu atıkların ne kadar zamandır arada olduğunu bilmemiz gerekir” dedi.

Nükleer atıklar tüm İzmir’in sorunu

Atık alanında özel cihazla gerçekleştirdiği ölçümler hakkında bilgi veren Küçükgül, girişinde “Kurşun Monoksit Binası” yazan, yarısı yıkılmış boş bir binada limitlerin 219 kat radyasyon ölçtüğünü belirtti. Küçükgül, “Orada
çok yüksek radyoaktif malzeme konmuş ki tüm malzeme duvarlar aşırı yüksek radyoaktif hale gelmiş. Uluslararası Radyasyon Kurumu yıllık ortalama ‘1 (MvS) Mili Sivert’ değeri normal kabul eder. Burada ölçtüğümüz değer yıllık
219 Mili Sivert. Yani doğal radyasyonun 219 katı. Bu ölçebildiğimiz kadarı. Biraz daha ileri gitsek belki de oran bin 219 katı olacaktı. 219 katı oran insanlara, bitkilere, hayvanlara zarar vericidir. Tehlikelidir. Bu nedenle
bir an önce bölgenin temizlenmesi gerek. Bu kirlilik yağmurlar aracılığıyla her yere taşınır. Gaziemir’den yağmurla akan su kuyulara, Ege Denizi’ne ulaşır. Karabağlar’daki marangoz ve mobilya atölyelerinde kuyu suyu kullanılıyor. Bu sularda radyasyon olduğunu düşünüyorum. Ege Denizi’nden çıkan balığı yiyen herkes bu radyasyondan etkilenir” diye konuştu.

‘Atıklar çok önceden biliniyordu’

Nükleer atık sorunun 2007 yılında kamuoyuna yansımasına rağmen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün bu
fabrikanın durumundan çok daha önceden haberdar olduğunu ifade eden Küçükgül, “Çevre İl Müdürlüğü, akü yönetmeliği çıktığı 1996’dan beri buranın durumunu biliyor. Çevre Şehircilik İl müdürlüğü 2008 Haziran’da 21
noktada kazı yapıp, numune alıyor, 19 noktada tehlikeli atıklara rastlıyor. 321 bin lira ceza kesiyor fabrikaya. 2008 Temmuz ayında fabrikaya bir daha gelerek kazım yapıyor,180 ton daha atık buluyor. Fabrika bu parayı ödemiyor
ki, dava açıyor, davayı kaybetti temyize gönderdi, temyizden sonra ne oldu bilen yok!” dedi.

‘Ölüler gömülür, radyoaktif madde gömülmez’

Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın alana Konak Tüneli’nden çıkan toprağı döktürdüğünü savunan Küçükgül, “TAEK, o dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a, alana toprak dökün diyor. O dönemde bir sürü tünel, yol inşaatları var. Hiçkimse o olayı hatırlamıyor. 10 bin 200 metreküp toprak dökülmüş. Nereden baksanız birkaç yüz kamyonun sefer yapması lazım. Birileri muhakkak görecek. Hiçkimse görmediğine göre, sanıyorum gece
boşalttılar. Bir gece vakti toprak getirip bu alana döktüler. En yakın kaynak kaçak tünel, çünkü yapıldı, sonra projesini yaptılar. Radyaokatif madde bu, ölü değil, ölüler gömülür, radyoaktif maddeler değil. Nitekim en
üst tabakadan da radyoaktif madde tespit ettik. Ben bu alana kaçak gibi girdim ve bedel ödedim. Gece uykumda kanamalar oldu” dedi.

“Binali Yıldırım’ın açıklamalarına katılmıyoruz”

Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, alanla ilgili yaptığı açıklamalara katılmadığını ifade eden Küçükgül şunları söyledi: “Binali Yıldırım, “İzmir’in Çernobil’i” tanımına karşı çıkarak, “Böyle bir şey demek, bu kente yapılacak en büyük kötülüktür” diyor. Burada normal insan yaşamını etkileyecek hiçbir olumsuzluk, radyoaktif madde yok” diyor. Devlet kurumları 2008’de bunları belgeleriyle ortaya koydu. Bunların hepsi devletin arşivinde var, benim dedikodum değil. Gaziemir’de ne kadar radyoaktif madde var diye sorarsanız, Gaziemir’de 500 bin tondan fazla nükleer radyoaktif madde var” açıklamasında bulundu.

KÖŞE YAZARLARI
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

© Telif Hakkı 2020, Format Haber Tüm Hakları Saklıdır

Sperrmüll Berlin

İzmir escort bayanBursa escort bayanAnkara escort bayanAntalya escort bayanEskişehir escort bayanKonya escort bayanKayseri escort bayanİzmit escort bayanAlanya escort bayanKocaeli escort bayanKuşadası escort bayanGaziantep escort bayanMalatya escort bayanDiyarbakır escort bayanDenizli escort bayanSamsun escort bayanAdana escort bayanBodrum escort bayanescort service berlinabu dhabi escortsporno izleseks hikayelerisex hikayeleriFacebook link kısaltmak