DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Bülent Hasgönüllü: ‘Futbol bir ‘siyasettir!’

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
Bülent Hasgönüllü: ‘Futbol bir ‘siyasettir!’

Manisaspor’un efsanevi futbolcularından Bülent Hasgönüllü ile konuştuk. Yeşil sahalarda yıllarca top koşturmuş, futbol yorumları ilgiyle takip edilen Hasgönüllü, aynı zamanda edebiyat alanında da güçlü kalemi ile adından söz ettiriyor. Yazarın Manisaspor tarihi ile ilgili albüm- kitabı,’Tilkiler Şehri’ ve ‘Futbolun Dili’ adlı kitapları var.

Hasgönüllü’ nün gazetelerde de güncel yazılarını paylaşıyor.

Nam-ı diğer, Kaptan..

‘Futbol sadece futbol değildir’ diye bir söz var. Amatör spordan profesyonelleşmeye, futbolu sadece ‘spor’ olmaktan çıkaran nedir?

Gerçekten futbol sadece futbol değil; siyasettir, enginlik aracıdır, şöhretlik aracıdır; yatırım yapılacak işler için pr’ dır yani kitleye karşı algıların-iletişim kanallarının kullanılmasıdır. Gerçekten futbol üzerine çok şey söylenir, ama ben bir araç olduğunu düşünüyorum, kısaca futbol bir ‘siyasettir; siyasetten soyutlamazsınız; partilerin mitinglerde takım atkılarını sarıp kitleye hitapları dahi bunu gösterir.

Sporda profesyonelleşmek sizin söylediğiniz şekliyle siyasete araç yapmak ile ‘amatörlük’ kavramını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdi çağımızda artık amatörlük diye bir şey yok; herşey para karşılığı yapılıyor. Fikirler parayla satılıyor, yapılan bir eser parayla satılıyor; yaptığı işin karşılığını para ile alıyor. Bugün futbolda amatör kümede bile artık büyük paralar dönüyor. Bu açıdan baktığımızda ben amatör spor kavramının öldüğünü düşünüyorum.

Amatörlük saf bir spor heyecanıyla tarif edilirken, aksine böylesine büyük paraların döndüğü bir piyasada taraftarlık ve yerellik üzerine düşünceleriniz nedir?

Bir kere taraftarlık profesyonelleşme kadar gelişmedi Türkiye’ de; amigoluktan öteye gidemedi. Yani söylemlerde böyle, şoven söylemler; işte kan-damar-yürek-aslanlar,kaplanlar…! Bence taraftar kendisini çağdaşlaştıramadı bu konuda, futbolun çok gerisinde kaldı. Taraftar nedir, sadece tribünde takımları desteklemek mi; mesela yönetimden hesap sormuyor. Üye oluyor ama hesap sormuyor. Yani üye olup da hesap sormayan bir adamın kulübe faydası ne olacak? Yani bir kulüp on bin taraftar ile şişli övünç duymayacak, yüz taraftar olsun hesap soran taraftar olsun. Yani kongrelerde hesap sorsun. Mesela 4 büyük takımın on kattrilyon borcu var, hangi taraftar gurubu hesap sormuş, hangisi? Bu kadar borcu olan başka kulüp takımları var mıdır; o da enterasan. Yerellik burada işte; üye hesap sorabiliyor mu?

Siz Manisaspor’da yıllarca yeşil sahalarda top koşturdunuz; yazılarınızda bazen şimdi spor felsefesi ve yorumlarına ilişkin değerlendirmeleriniz de var. Yeşil sahalardaki o günlerdeki heyecan ile bugün spora bakış açınızda bir değişim, farklılık ne oldu?

Bir kere işin mutfağından gelenler çok avantajlı; özellikle terimleri, kelimeleri doğru kullanıyorlar; duyguları iyi tercüme ediyorlar. Şimdi bir gol kaçıyor, kaleyle arada iki metre mesafe var; taraftar ‘bu da kaçar mı!’ diyor, halbuki işin içinden gelenler o golün kaçabileceğini biliyor, çünkü bir yaşanmışlık var; bu açıdan eleştirirken bile kontrollüdür sporun içinden gelenler, yani bir taraftar gibi görmez kendini. Bu açıdan sporun içinden gelen insanların yazar, yorumcu olarak spora çok katkı koyacaklarına inanırım.

Manisaspor’a gelirsek, takın son dönemde sıkıntılar yaşandı; Manisa ve Manisaspor üzerine bugün ki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Belirli tarih dönemleri vardır, devirler açılır-kapanır; mesela dinazorlar devri; yaşadılar ve bitti. Kulüpler de yaşayan organizmalar gibidir, dolayısıyla bazen ekonomik, sportif süreçlerini tamamlıyorlar. Şimdi Türkiye’ de bir gerçek var, profesyonel kulüpler çok kötü yönetiliyor. Çok popülist yönetiliyor, bütçe düşünülmüyor, denk bütçe kavramı yok; her sene kulüpler büyük cari açık veriyor. Bunlar ödenmesi mümkün olmayan paralar. Bu nedenle kulüpler çok daha hesaplı olmalı, çok daha altyapıya önem vermeli, bu mentaliteyi oluşturup geleceğe bakabilmeliyiz. Yoksa göreceksiniz anlı-şanlı büyük kulüpler bile ileride kapanır. Mesela Manisaspor süresini tamamladı, Manisaspor kapanması lazım.

Bundan sonra Manisaspor’ da nasıl bir strateji izlemeli sizce?

En iyi yatırım insana yatırımdır. Burada on iki-on üç yaşındaki çocuklara yapacağımız yatırımlarla geleceğimizi garanti altına alabiliriz. Ayrıca denk bütçe yapmak şart. Sportif yatırım yapmak şart. Bu açıdan ben geleceğimizin çocuklarımızda olduğunu düşünüyorum. Bu yatırımları oluşturup beş-altı yıl amatör kümede mücadele edip sonra kademe kademe ligde yükselebilmenin gayreti içerisinde olmalıyız.

YORUM YAP