Gündem

Çalışanlarda koronavirüs çıkması iş kazası sayılır mı?

Koronavirüs'ün iş kazası sınıfına girmesindeki tartışmalar 'illiyet' bağının tespitinde düğümleniyor

Çalışanlarda koronavirüs çıkması iş kazası sayılır mı? Koronavirüs’ün iş kazası sınıfına girmesindeki tartışmalar ‘illiyet’ bağının tespitinde düğümleniyor.

Bir kere işyerinde öncelikli olan işçinin gözetilmesi, iş güvenliği tedbirlerinin alınmasıdır. Bu konuda işverenlere önemli sorumluluklar düşüyor. Bunun yanında işçilere de önemli haklar verildi; öncelikle işçiye iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasını isteme hakkı getirildi ya da özellikle tehlikeli işlerde mesleki eğitim almamış kişilerin çalıştırılması engellendi; iş güvenliği denetimi kurumu güçlendirildi, yetkileri arttı.

İşyerinde kaza ihtimali oluşturabilecek tehlikelerin tespit edilmesi ve alınması gereken önlemlere ilişkin mevzuat geliştirilirken, karşılaşılabilecek kaza karşısında alınacak tedbirlere ilişkin kuralların çerçevesi sıkı-sıkıya belirlendi.

Çalışanlarda koronavirüs çıkması iş kazası sayılır mı?

Ancak günümüzde koronavirüs salgının iş güvenliği ve işçi hakları içindeki tartışmalar geleneksel iş güvenliği standartlarına tam uymuyor.

Önccelikle  SGK, 7 Mayıs’ta yayınladığı genelgeyle bunun iş kazası değil, hastalık olarak kabul edilmesine hükmetti. Buna göre pandeminin iş kazası veya meslek hastalığı olarak tanımlanmaması gerekir.

Ancak işveren pandemiden korunmak için işyeri sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu türden yapılacak düzenlemelerde, çalışanlar arasındaki mesafe kuralı, işyeri hijyen şartlarını sağlamalıdır. Zorunlu yurtdışı seyahatleri olacak ise kesinlikle 14 gün kuralına uyulmalıdır.

Çalışanın koronavirüse maruz kalmasının iş kazası sayılıp sayılmayacağına dair en kritik husus illiyet bağının tespitidir. Yani, çalışan, mesai sırasında enfekte olursa bu bir iş kazası kapsamında değerlendirilebicektir. Çalışan işveren tarafından yurt dışına gönderilmiş ve 14 gün kuralına uyulmadan çalışmaya başlatılması sonrasında işyerinde vakıalar görülmeye başlandı ise muhtemelen illiyet bağı kurulacaktır.

İkincisi, enfekte olmuş bir çalışanın çalışmaya devam etmesi ki, çalışma arkadaşlarına yayması durumunda, diğer çalışanlar açısından durum iş kazası olarak görülebilir. Bu nedenle işyerinde sağlık kontrollerinin çok iyi yapılması gerekiyor.

İş yeri sınırları dışında, iş ile ilgili olmayan bir durumda enfekte olduğu tespit edilebilen bir çalışanın ise bu virüsü kapması iş kazası sayılamaz.

Ancak sağlık çalışanlarında durum biraz farklı değerlendirilebilir; çünkü Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, sağlık çalışanı olan ya da sağlık hizmetlerinde çalışanların COVID-19 tanısı almaları durumunda, hastalığın yapılan işle yakın bağı gözetilerek meslek hastalığı bildirimi yapılması gerektiğini belirtti.

Şunu da hatırlatalım, İş Kazası Bildirim süreci 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince koruma altına alınmıştır. Kanuna göre, çalışanı koruma kapsamınca işçinin iş kazası nedeniyle alacağı hakları bilmesi ve yerinde başvuru yapması önem taşımaktadır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı