
Haber-Yorum: Osman Özbaş
Dünya genelinde borç seviyeleri tarihi zirvelere ulaştı, 2025 yılı itibarıyla küresel borç stoku 348,3 trilyon doları geçti. (2024’de yüzde 330’u aştı)
Uluslararası Finans Enstitüsü’nün Küresel Borç İzleme Raporu’ndan elde edilen en son verilere göre (2025’in 4. çeyreği) birçok büyük ekonominin toplam borç yükü GSYİH’nin %300’ünü aşıyor; bu da hane halkı, şirket ve hükümet borçlarının toplamının üç yıllık ekonomik üretimden daha fazla bir değere ulaştığı anlamına geliyor.
Uluslararası Para Fonu’nun yayınladığı verilerde göre de kamu borçlarının da 2025’te GSYİH’nin %93,9’una yükseldiği görülüyor; yayında bu oranın 2028’e kadar %100’ü aşma yolunda ilerlediği vurgulanıyor. (https://www.imf.org/en/publications/fandd/issues/2026/03/high-debt-hard-choices-era-dabla-norris)
‘Bu, barış zamanında hiç görülmemiş seviyeler olup, ekonomi politikası ve siyaset için bir dönüm noktası oluşturuyor’ deniyor.
Üstelik 2026 mart dönemi itibariyle Amerika-İsrail’in İran’a saldırılarıyla dünyanın özellikle gelişmiş ekonomilerindeki kamu finansmanını daha da etkiledi.
Faiz Ödemeleri Artıyor
Borç yükünü artıran en önemli belirsizlikler artan kamu harcamaları, enerji krizi ve jeopolitik belirsizlikler olarak görülüyor. Bu süreçte borç çevrimi, faiz oranlarına ilişkin artışlar da kamu finansman maliyetlerini etkiliyor.
‘Örneğin ABD’de, net faiz ödemeleri pandemi öncesinde GSYİH’nin yaklaşık %2’sinden 2025’te %4,2’ye yükseldi (savunma harcamalarını bile aştı) ve daha da artması bekleniyor. Düşük gelirli ülkelerde ise faiz ödemeleri ortalama olarak vergi gelirlerinin %21’ini tüketiyor.’
Yine ABD örneğinden gidersek örneğin ülkenin 10 yıllık tahvil faizleri 4.36’a gelirken kamu borcu 40 Trilyon dolara doğru hızla yükseliyor. Bu faizler yıllık faiz ödemesi bütçe açığını ve borçlanma gereğini artıyor. (ABD federal borcu da 2000’de 5,7 trilyon dolardan 2025’te 36 trilyon dolara çıktı.)
Ancak bu borç artış eğilimleri Amerika’ya özgü değil, özellikle Japonya ve Avrupa için de aynı eğilim üstelik daha fazla şekilde görülüyor. (Türkiye ise hanehalkı borçluluk ve kamu borçlarının GSMH oranı düşük ülkeler arasında, bu çok kritik bir önem taşıyor.)
Uzmanlar savaş gibi jeopolitik riskler bir yana kamu borçlanmasının Covid-19 pandemisi öncesinde de artış eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor. Ancak o dönemlerde kamu borçları nispeten düşük faizle finanse edilebiliyordu. Bu durum, ‘son yirmi yıldaki alışılmadık derecede düşük faiz oranlarıyla desteklenince ekonomide yapısal dönüşüm politikaları isteksizlik (Cao, Dabla-Norris ve Di Grigorio 2024) nihayetinde zor seçimleri erteledi ve borç birikti.’
Küresel borçlar Artıyor
Aşağıdaki görsel 2 Mart 2026 tarihinde yayımlanan Vısual Capitalist’ten alınmıştır. Bu tabloda şirket borcu ve kamu borcu görülüyor. Ayrıca Visual Capitalist verilerine göre küresel borç, 2024’ün ilk yarısında 312 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşırken, 2050’ye kadar hükümet borçlarının 440 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor. Hong Kong (%380) ve Japonya (%372) GSYİH’ye oranla en borçlu ekonomiler oldu.
