DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Dünyada Pandemi virüsüyle yaşamanın İlk Yılı Raporu-1

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
Dünyada Pandemi virüsüyle yaşamanın İlk Yılı Raporu-1

Covid19’un Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından geçtiğimiz yıl 11 Mart’ta küresel salgın ilan edilmesinin ardından bir yıl geride kaldı. Bir yıllık süreçte dünya genelinde Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 2 milyon 616 bin 845’e, vaka sayısı 117 milyon 997 bin 586’ya ulaştı (9 Mart itibariyle). 93 milyon 671 bin 138 hasta da iyileşti. WHO verilerine göre dünya genelinde toplam 268 milyon 205 bin 245 aşı dozu uygulandı.

Türkiye’de ise 9 Mart 2021 tarihi itibarıyla 2 milyon 807 bin 387 onaylanmış vaka, 2 milyon 640 bin 669 iyileşen varken, virüs nedeniyle 29 bin 160 hasta yaşamını yitirdi.

Avrupa’dan Latin Amerika’ya, Afrika’dan, Asya ve Balkanlara virüsle bir yıl

Dünya genelinde milyarlarca insanı sağlık, ekonomik ve sosyal anlamda etkileyen ve evlerinden dışarı çıkmamalarına sebep olan yeni tip corona virüsü, Çin’de ortaya çıktıktan sonra önce Asya ülkelerini etkisi altına aldı, Mart-Mayıs ayları arasında İspanya, İtalya, İngiltere başta olmak üzere Avrupa genelinde etkisini hissettirdi, daha sonra Amerika kıtasına ulaştı. Antarktika kıtasında ise ilk kez geçtiğimiz yıl Aralık ayı sonunda Şili’ye ait bir araştırma üssünde Covid-19 vakaları tespit edildi.

HER ÜLKE KENDİ ÇAPINDA DEĞİŞİK PANDEMİ ÖNLEMLERİ ALDI

WHO, geçtiğimiz yıl küresel pandemi ilan ettikten iki gün sonra 13 Mart’ta da Avrupa’nın koronavirüs krizinin merkez üssü haline geldiğini bildirdi. Günümüz de ise ABD, Hindistan, Brezilya, Rusya, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, Türkiye ve Almanya virüsün en çok görüldüğü ülkeler. Irk, dil, din, zengin, fakir, güçlü, zayıf, er, general ayırımı yapmayan Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin en fazla olduğu ülkeler ise ABD, Brezilya ve Hindistan. En yüksek ölüm oranına sahip ülkeler ise Belçika, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya. Hızla yayılan ve tüm dünyada hayatı ve ekonomiyi adeta felç eden salgında her ülke kendi çapında değişik pandemi önlemleri aldı. ABD, ulusal acil durum ilan ederken, İspanya ve İtalya’da ülkelerin tamamı bir dönem karantina altına alındı. Bulgaristan, virüsün yayılmasını engellemek için ülkede olağanüstü hâl ilan etti. Suudi Arabistan, Kâbe’de tavafı kısıtladı. Uçak seferleri, spor karşılaşmaları, karnavallar, konserler, fuarlar, etkinlikler vs. iptal edildi veya ertelendi. Ülkeler ve şehirler arası seyahat kısıtlamaları, sokağa çıkma kısıtlamaları, evden çalışma, kamu kurumlarında yeni mesai düzenlemeleri, restoran ve cafelerin kapatılması, okullarda yüzyüze eğitime ara verilip evden online eğitime geçilmesi, 65 yaş üstü ve 20 yaş altına sokağa çıkma saatlerinde kısıtlama getirilmesi gibi çeşitli önlemler alındı.

SAĞLIĞIN VE ÖZGÜRLÜĞÜN PAHA BİÇİLMEZ OLDUĞUNU ÖĞRENDİK

Covid-19 dünyayı sarsmaya, dengeleri değiştirmeye devam ediyor. Salgının tehlikesi henüz geçmemekle birlikte, neden olduğu etki ve değişimin ne kadar süreceği ise bilinmiyor. Bireysel ve sosyal hayatımız üzerinde ani ve beklenmedik etkiler yaratan

Virüs, herkesin gelecekle ilgili hayallerini ve planlarını da altüst etti. Hayattaki en önemli şeyin ise sağlık olduğunu öğretti. Virüs ayrıca hijyenin önemini, özgürlüğün paha biçilmez olduğunu, hastalığın yayılmasını engellemeye ve hastaları iyileştirmeye çalışan sağlıkçıların hayatımızda ne kadar kritik rol oynadıklarını, insanlığın çok kırılgan olduğunu ve yeryüzünden silinebilme ihtimalini, an’ı yaşamanın önemini, bütün insanların temelde aynı olduğunu, sarılmanın – dokunmanın önemini, sürdürülebilirliğin olmazsa olmaz olduğunu ve yeni dünya düzenine geçmemiz gerektiğini de öğretip, farkına varmamızı sağladı. Pandemide evde kalma doğanın da kendini yenilemesini, insanoğlunun doğaya ve canlılara aslında ne kadar çok zarar verdiğini de gösterdi.

PANDEMİDE GIDA – İLAÇ SEKTÖRLERİ İVME KAZANIRKEN TURİZM VE HAVACILIK SEKTÖRLERİ İNİŞE GEÇTİ

Corona virüsü salgınında vaka sayıları tırmandıkça, ülkelerin ekonomileri de hızla inişe geçti. Alışılagelen düzeni alt üst eden küresel salgın ‘yeni normal’ sosyal mesafeyi zorunlu kılınca, milyonlarca kişi ya işsiz kaldı ya da gelir kaybına uğradı. Teknoloji, gıda, ilaç ve kargo sektörleri bu dönemde yükselişe geçerken, havacılık, seyahat ve turizm sektörleri küresel krizden en çok etkilenen sektörler oldu.

AŞI TÜNELİN UCUNDAKİ IŞIK

Resmi verilere göre, 100 milyondan fazla insana bulaşan corona virüsüne karşı aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülkedeki ilaç ve sağlık şirketleri aşı geliştirmeye başladı.

Çin, Almanya, Rusya, ABD ve İngiltere’de üretilen aşılar dünya genelinde dağıtılırken, aşılama konusunda dünyanın dört bir yanındaki hükümetler aşıları en kısa sürede almak ve vatandaşlarına sunmak için yoğun çaba gösteriyor. Özellikle mRNA teknolojisini kullanan Pfizer/BioNTech aşısı ile Türkiye’de hem test edilen hem de kullanılan Çin’in geliştirdiği geleneksel aşısında rekabet üst düzeyde. En çok aşı yapan ülkeler arasında ilk sırada yer alan İsrail’in ardından ABD, Çin ve İngiltere aşılama konusunda en hızlı davranan ülkeler konumunda. WHO açıklamalarına göre, yaklaşık 130 ülkede tek doz aşı bile yapılmadı ve dünya çapında uygulanan aşıların yüzde 95’i sadece 10 ülkede bulunuyor. Aşılamayla virüsün seyrinin azalacağı ve normal hayata başlamada aşının tünelin ucundaki ışık olduğu düşünülüyor. Yeni mutasyonlar oluşturmaya devam eden Koronavirüs bir yılda 12 bin mutasyon geçirdi. Bunların içinde İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya mutasyonları ön plana çıkıyor. Halen kullanımda olan aşılardan hiçbirinin virüste gelişen mutasyonlara karşı etkili olup olmadıkları ise bilinmiyor. Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınında aşının bulunması insanlara umut vadetse de birçok insan pandemi yüzünden psikolojik ve fiziksel sorunların kıyısında yaşamaya başladı.

TÜRKİYE 1 MART’TA KADEMELİ NORMALLEŞMEYE GEÇTİ

1 Mart itibariyle Türkiye’de kademeli normalleşmeye geçildi. Düşük ve orta riskli illerde corona virüsü önlemleri kısmen gevşetildi. Bu kapsamda restoranlar ve kafeler tekrar açıldı, yüz yüze eğitim başladı ve kamu kurumlarında normal mesai düzenine geçildi. 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubundakilerin sokağa çıkma kısıtlamaları kaldırıldı. Yüksek riskli illerde kısıtlamalar biraz daha yoğun uygulanırken, çok yüksek riskli illerde bir değişiklik yapılmadı.

Dünya genelinde yaklaşık bir yıldır hem sağlık anlamında hem de ekonomik olarak hayatta kalma mücadelesi verilirken, pandeminin çeşitli ülkelerdeki (Almanya, İtalya, Küba, Yunanistan, Fas, Azerbaycan, Rusya ve Kosova) insanların hayatlarına yansıyan etkileri ise şöyleydi:

ALMANYA’DA TEDBİRLER GEVŞETİLMEYE BAŞLANDI

Almanya’da yaşayan yabancı kökenli milletlerin başında yer alan Türkler de ülkedeki pandemi sürecini sancılı yaşadı. Almanya’nın Hamburg kentinde 38 yıldır yaşayan Avrupa Türk Gazeteciler Birliği üyesi ve Avrupa Postası adlı bir haber portalının yöneticisi Adil Yiğit, gazeteci gözüyle Almanya’daki pandemi sürecini şu şekilde değerlendirdi:

“Almanya’da coronayı önlemeye yönelik tedbirler 28 Mart tarihine kadar uzatıldı. Birçok Avrupa ülkesinde gevşeme yaşanırken, Almanya hükümeti İngiltere ve Güney Afrika’da görülen yeni varyantın hızla yayılması dolayısıyla tedbirleri uzatmayı karar kıldı. Merkel hükümeti ilk döneminde akılcı pratiksel çözüm üretse de ikinci döneminde birçok kimseyi tatmin edemedi ve şu anda hükümetin corona uygulamaları sorgulanmaya başlıyor. Öte yandan başbakan Merkel’in tedbirlerin devamı içerikli açıklamasına rağmen 16 eyaletin 6’sında ciddi anlamda tedbirlerde gevşemeler başladı. 8 Mart pazartesi gününden itibaren de ülke genelinde kitapçılar, çiçekçiler ve bahçe mağazaları yeniden açıldı. İki hafta önce bazı eyaletlerde okullarda yüz yüze eğitim kısıtlamalı da olsa başlamış, geçen hafta pazartesi günü de yaklaşık 2,5 aydır kapalı olan berberler yeniden açılmıştı. Almanya’da hükümetin ikinci dönemde korona sürecini iyi yönetememesi insanların bir bölümünü komplo teorilerine inandırır oldu. İnsanlara beyin çipi takılacak vb. dedikodularına inanarak korona önlemlerini protesto gösterilerine katılanların sayısı, özellikle de ırkçı partileri destekleyen çevrelerde çoğaldı. Avrupa Birliği’nin salgına rağmen serbest dolaşımı düzenleyebilmek için ‘aşı pasaportu’ uygulamasına geçmeye hazırlanması, bu çevreler arasında kuşkuları daha artırdı.”

İŞLETMELERE BİR YIL ÖNCEKİ CİRONUN YÜZDE 75’İ VERİLİYOR

Alman Devleti’nin vatandaşına birtakım ekonomik pandemi desteği sağladığını belirten gazeteci Adil Yiğit, “Örneğin serbest meslek sahiplerine yıllık kazanç durumlarına göre bir defalık beliri bir maddi yardımda bulunuluyor. Ancak bunların çoğu sene sonunda vergiye tabii. Büyük işletmelere de bir yıl önceki cironun yüzde 75’i veriliyor. İşletmelere yapılan yardımlarda Kasım 2019’daki ciroları baz alındı. Çalışan sayısı 50’yi geçmeyen küçük işletmeler ve serbest çalışanlara bu miktarın yüzde 75’i, daha büyük işletmelere yüzde 70’i ödenecek denildi. İkinci dönemle ilgili ödemelerin büyük çoğunluğunun henüz yapılmadığı kamuoyuna yansıdı. Bunda corona acil yardım paketinden sahte belgelerle ve sahte isimlerle faydalanan dolandırıcıların açığa çıkmasının rolü olduğu açıklanarak, Almanya genelindeki korona acil yardım ödemeleri 9 Mart 2021 tarihinden itibaren geçici olarak askıya alındı.” diye konuştu.

GAZETECİLİK TAMAMEN MASA BAŞI GAZETECİLİK HALİNE GELDİ

Gazeteci Adil Yiğit, işlerinin büyük çoğunluğunu daha önce de olduğu gibi online olarak yürüttüğünden, pandemi sürecinde büyük sıkıntılar yaşamadığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Evden çalışmadan memnunum. Eski yaşam tarzını ve teknolojik birikimleri-olanakları daha kapsamlı olarak gözden geçirmenin ve güncellemenin önemini daha iyi kavradım. Gazetecilik yaşamında ise eleştirel gazetecilik azaldı. Eve kapanma ile birlikte gazeteciler sadece iktidarların uygulamalarını kamuoyuna aktarmakla sınırlı kaldı. Her alanda olduğu gibi sosyal kontakt, toplantıların eksikliği vs. gibi nedenlerle gazetecilik önemli oranda masa başı gazetecilik haline geldi. Halkın içine girme, haberi koklama ve bire bir araştırma gibi gazeteciliğin en temel değerleri yapılamadığından iktidarların uygulamalarına veya verdikleri bilgilere boyun eğildi, araştırmadan inanılır olundu.”

PANDEMİ KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI

Pandeminin tüm hayatında 180 derecelik köklü değişikler yaptığını, iş yaşantısı sonrası sosyal kontak, spor, sosyo-kültürel hayatının tamamen farklılaştığını dile getireren gazeteci Adil Yiğit, “Hayatım tamamiyle ‘eve kapanma sürecine’ dönüştü. Almanya’da ev hacmi zaten küçük. Böylelikle evin genişliğine göre tüm hayat alanı dört duvar arasına sıkıştırılmış oldu. Hemen birçok iş dalında yaşandığı üzere pandemi ile birlikte yeni bir dijital dünya düzeninin kurulacak olması spekülasyonları daha şimdiden gazetecilk alanında ekonomik sıkıntıların baş göstermesine yol açtı. Gösteri özgürlüğüne getirilen polisiye kısıtlamalar tepkiler yarattı. Yine birçok basılı günlük gazetenin tirajının düşmesi ve kapanma ile yüz yüze olması çalışanlarda panik yarattı. Korona krizine rağmen Alman ekonomisi 2020’nin son çeyreğinde beklenenden daha fazla büyüdü ama ekonomik sıkıntı içindeki medya organlarını ve gazetecileri desteklemek konusunda ciddi bir sınav veremedi. Tüm bunlara rağmen pandemi sonrası sağlıklı yaşam tarzı, düzenli günlük spor yapma ile hijyen olmanın yanında, sendikalı gazeteciliğin önemi bir kere daha açığa çıktı. Ümit ederim içinde bulunduğumuz bu kritik ortamdan her alanda yeni dersler çıkartarak geleceğe umutla bakabiliriz” dedi.

(Devam edecek: https://www.formathaber.com/dunyada-pandemi-virusuyle-yasamanin-ilk-yili-raporu-2-9321/)

Haber ve fotoğraflar: Fulya OMAÇ

YORUM YAP