DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Dünyada Pandemi virüsüyle yaşamanın İlk Yılı Raporu-2

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
Dünyada Pandemi virüsüyle yaşamanın İlk Yılı Raporu-2

İnsanların günlük alışkanlıklarını ve hayatı algılayış şeklini kökünden değiştiren yeni tip corona virüsü dünya genelinde can almaya ve insanların sağlıklarını, sosyal ve ekonomik hayatlarını tehdit etmeye devam ederken; Almanya, İtalya, Küba, Rusya, Yunanistan, Fas, Kosova ve Azerbaycan’da yaşayanlar ülkelerindeki pandemi sürecini, salgının hayatlarına etkilerini değerlendirdi..

DÜNYADA PANDEMİ VİRÜSÜYLE YAŞAMANIN İLK YILI RAPORU-1’den devam ediyoruz. (https://www.formathaber.com/dunyada-pandemi-virusuyle-yasamanin-ilk-yili-raporu-1-9320/)

İTALYA’DA VAKA SAYISI 3 MİLYONU AŞTI

Salgının başlangıç döneminde Avrupa’da merkez üssü olan İtalya’da bir yıl dolmak üzereyken ölü sayısı yüz bini, vaka sayısı 3 milyonu aştı, altı milyona yakın kişi aşılandı. İtalya’da bir fabrikada çalışan Maria Cristina Rossi ülkesindeki pandemi sürecinin hayatlarına etkilerini şöyle anlattı:

“Burada bölgeler vaka sayılarına göre turuncu – kırmızı – sarı diye üçe ayrıldı. Ülkenin kuzey-doğu bölgesinde yer alan yaşadığım yer Veneto, sarı kısımda yer alıyor. Artık saat 22:00’den sonra iş, alışveriş ve sağlık nedenleriyle dışarı çıkılabiliyor. Burada bölge içinde istediğimiz yere gidebiliyoruz. Ancak diğer belediyelere seyahat kısıtlaması var. Kendi bölgemizde istediğimiz her şeyi yapabiliyoruz. Bar, restaurant ve dükkanlar saat 18:00’e kadar açık. Virüs alışkanlıklarımızın tümünü değiştirdi. Hepimiz çok tedirginiz, artık arkadaşlarımızla bir araya gelemiyoruz. Çok sayıda ölüm var, hep maskeyle bölünüyoruz. Artık işte de buluşamıyoruz, farklı zamanlarda çıkıyoruz. Tüm bunların bitip bitmeyeceğini bilmiyorum. Karmaşa, her birimizin her gün değiştiğini düşünüyorum. Neler olup bittiğinin farkında olmak için sürekli haberleri izliyoruz. Artık fiziksel temaslar yok ve yaşam tarzlarımız değişti, ben de değiştim. Şuan bazı belediyelerde mutasyon virüs nedeniyle kırmızı bölge kısıtlaması uygulanıyor. AstraZeneca aşısı için ilk aşamada 18 ile 55 yaş arasındakilerde kullanılması doğrultusunda onay verilmişti. Artık 65 yaş ve üstüne de onay verildi. Geçtiğimiz yıl 12 Mart tarihinde 827 can kaybı olmuştu, bu ölüm oranı “bir günde açıklanan en yüksek ölüm” olarak tarihe geçti. Ünlü Venedik Karnavalı’mız gibi etkinlikler iptal edildi, spor karşılaşmaları durduruldu, okullar, müzeler, sinemalar, spor salonları gibi tesisler kapatıldı. Kademeli olarak açılmalar yapılıyor. Can kaybımız yüz bini, vaka sayısı 3 milyonu aştı. Vakalardaki bu artış hepimizi korkutuyor.”

 

KÜBA’DA ÖNLEMLERE RAĞMEN VAKA SAYISI ŞUBAT AYINDA DAHA DA ARTTI

İlk vakanın 26 Şubat’ta Brezilya’da; ilk ölümün ise 7 Mart’ta Arjantin’de kayıt altına alındığı Latin Amerika, Avrupa’dan sonra en fazla ölümün yaşandığı yer konumunda. Ülkenin başkenti Havana Şehri’ne ait Guanabacoa’da yaşayan Kübalı güzellik uzmanı Aracely Ortega ülkesindeki pandemi önlemlerini, pandeminin hayatlarında neler değiştirdiğini şu şekilde anlattı:

“Evliyim, 3 çocuğum var. Çalıştığım iş alanının pandemide açık olmasının yasak olması nedeniyle işimden tamamen ayrılmak zorunda kaldım. Şuan sadece eşim çalışabiliyor. Ben kendimi aileme ve özellikle de anneme adadım. Herkesin dededen toruna uzun yıllar birbirini tanıdığı bir mahallede yaşıyoruz. Salgın insanların hayatlarını, davranış tarzlarını, ilişki kurma şekillerini değiştirdi. Hükümetimiz tarafından hastalığın semptomlarını hissedersek, kendi kendimize ilaç almamamız, hemen doktora gitmemiz yönünde uyarılar yapıldı. Ülke çapında alınan çeşitli önlemlerden bazıları: Sosyal mesafe 1,5 metre, mümkün olduğunca uzun süre evde kalma, yaşlıların ve küçüklerin sokağa çıkma kısıtlamaları, ev gezmeleri – partileri yasak. Sinema, tiyatro, bar, gece kulübü, konser yerleri, spor salonları, havuzlar vb. yerlerdeki hizmetler durduruldu. Restoranlar yüzde 30-50 kapasiteyle saat 19.00’a kadar hizmet veriyor. Bu sınırlama ailem ve tüm Kübalılar için önemli bir değişiklik. Çünkü çok sosyaliz ve evde kalıcı olarak arkadaş ve ailemizi ağırlamayı seviyoruz. Tedbirler titiz olmasına ve yetkililer tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmesine rağmen, bulaşma sayısı Şubat ayında daha da arttı. Bence tedbirler asla yeterli değil, çünkü virüs o kadar çok kişisel ve sosyal önlem gerektiriyor ki, tüm uygulananlarla birlikte her zaman yeni önlemlerin uygulanmasına yol açacak.”

SALGINDAN SONRA BAŞKA BİR DAVRANIŞA SAHİP BAŞKA İNSANLAR OLACAĞIZ

Teyit edilmiş vakaların ve uluslararası yolcuların birinci dereceden temasları için izolasyon merkezlerinin kapasitelerinin artırıldığını belirten Aracely Ortega, “Çalışma sistemleri büyük ölçüde değiştirildi. Bazı işlerin, iş merkezlerinde haftada sadece bir kez açılmasına izin veriliyor. Alışverişlerimizi haftada bir yapmamız gerekiyor. Bazen uzun kuyruklarda saatlerce bekliyoruz. Bazı kişiler dikte edilen önlemlere uyma konusunda disiplinsiz. Sorumsuzca davrandıklarından kendilerini ve başkalarını riske atıyorlar. Ancak, gerekli önlemlere uyan birçok insan da var. Bundan sonra davranış, etkileşim şeklimiz, birbirimizi selamlama ve birbirimize bakma şeklimiz değişmeli. Bu salgından sonra başka bir davranışa sahip başka insanlar olacağız.  Ölenlerin sayısı, enfeksiyonların miktarı ve hastalığa yakalanmış milyonlarca insanda bıraktığı sonuçlardan dolayı hiç kimse pandemi öncesi gibi davranamayacak. “ diyerek sözlerini noktaladı.

RODOS’TA PANDEMİ İYİ GİDİYOR

Yunanistan’da başkent Atina’nın bulunduğu Attiki başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde hızla artan Covid-19 vakaları nedeniyle kısıtlamalar sertleştirildi. Ülke vaka sayılarının yüksek olduğu kırmızı ve vaka sayılarının düşük olduğu sarı bölgeler olmak üzere ikiye ayrıldı. Mutasyona uğramış İngiltere ve Güney Afrika varyantlarının da ülkede görülmeye başlaması kaygılara yol açtı. Son alınan kısıtlama kararlarının devlet bütçesine getireceği ek maliyet aylık yarım milyar euro olarak hesaplanıyor.

Yunanistan’ın Rodos Adası’nda yaşayan kuyumcu Halim Kiazım pandemiye dair şu değerlendirmelerde bulundu:

“Pandemi öncesi hayat iyiydi, çok güzeldi, Virüs Çin’de ilk kez görüldüğünde bizler vakanın sadece orada yaşanıp, biteceğini sandık, nereye varacağını tahmin edemedik. Fakat yavaş, yavaş dünyanın her tarafına yayıldı. İş yerleri kapandı, tekrar biraz açıldı, tekrar kapandı. Rodos için 2020 sezonunu kaybettik. İlk kısıtlamalarda günler evde iyi geçerken süreç uzadıkça yavaş yavaş hayat zorlaştı. Sağlığımızın ve ekonomimizin nereye ve ne kadar gidecek düşüncesi sardı hepimizi. Çok üzücü, çok yorucu ve çok düşündürücü gideceğin yerde acaba ben de hastalığa bulaşır mıyım nereye kadar varacak düşüncesi vs. Hayatımda ilk kez yavaş yavaş unutkanlık başladı. Eşimi ve kızlarımı dışarıya göndermiyorum, alışverişi kendim yapıyorum. Pandemi nedeniyle uzun süre işyerim kapalı oluşundan dolayı birçok ödemelerimi ertelemek zorunda kaldım. Yeni elektrik şirketine girdim daha ucuz düşüncesiyle, çok kullanılmayan telefonumu kapattım, yani masraflarımı kıstım. Yasaklamalarda market, hastane, alışveriş vs. için evden dışarı çıkarken saat kaçta ve nereye gideceğimi belirtir belge hazırlıyordum, kontrol olduğunda ceza almamak için. Fakat Rodos’ta çarşı içinde çok kontrol yoktu, burada uygulamalar çok ağır değil. Çünkü burada şimdiye kadar çok iyi geçti. Yollar kapandı, adaya gelen gidenler yasaklandı. Hatta Marmaris-Rodos seferleri geçtiğimiz yıl mart ayından bu yana askıya alındı. Hala kimi Rodoslular buraya gelmeyi bekliyorlar. Aşı uygulaması başladı. Şu anda 75-80 yaşlar için eczanelere gidip randevu alınıyor ve zamanı geldiğinde ya hastaneye yada sigortası onalar gidip aşılarını yaptırıyor. Ben bu günlerde randevu alıp sıraya gireceğim. Çünkü hem sağlığım için hem de işler açıldığında bir zorluk olmasın düşüncesiyle. Devletin vatandaşına yardımı oluyor. Ben emekliyim emekliğimi alıyorum ama bu yetmiyor. Küçük kızıma ve büyük kızıma çalışamadıkları için yardım yapılıyor. Rodos’ta kaç kişinin hastalığa yakalandığını veya iyileştiğini bilmiyorum. Bir an önce normale dönülsün istiyorum. İnşallah 2021’de yaz aylarına kadar hayat düzelir ve bu kabus biter.”

SİMİ ADASI’NDA TEK BİR VAKA BİLE YOK

Yunanistan / Simi Adası’ndan deri sanatçısı Takis Psarros:

“Simi’de hala kovid19 ile sorun yaşamıyoruz. Adamızda tek bir vaka bile olmadı. Adada hastane olmadığından çok zor olurdu. Geçtiğimiz sezonu kötü kapattık bu yıl da sezonun iyi olacağını düşünmüyorum. Koronavirüse göre aşı çok iyi gidiyor ve umarım bu yılın sonuna kadar Yunanistan’da herkes aşı olmuş olacak. Dahası, aşının küçük adalar da dahil olmak üzere çok iyi gittiğine inanıyorum. Hükümetimiz gerçekten de Yunanistan’da aşı yapma yeteneğine sahip. En büyük sorun sadece covid 19 değil, çok zor bir ekonomik durum ve çok fazla işsizlik var. Çünkü covid yüzünden birçok fabrika ve dükkan kapanıyor. Kişisel olarak tek çözümün tüm hükümetlerin orta ve alt sınıf nüfusa ekonomik olarak yardım etmeleri olduğunu düşünüyorum.”

RUSYA’DA PANDEMİ ÖNLEMLERİ SIKMIYOR

Bale öğretmeni ve koreografi yönetmeni pedagog Svetlana Sozutova Özel:

“Aslında Türkiye’de yaşıyorum ama bir ayağım Rusya’da yine. 2020 yılı,Ağustos ayında gittiğim Rusya’dan, Türkiye’ye Ekim ayında döndüm. Pandemi öncesi Türkiye’de bale dersi veriyordum, şimdi salon kapalı. Rusya’da benim gibi mesleğini icra eden, birçok arkadaşım, ücretli izine çıkarılarak mağdur olmaları önlendi. Devlet ve özel sektör bu zorlu süreçte vatandaşına destek oldu. İşten komple çıkarmalar olmadı. Birçok sektör online çalışmaya geçti. Buna rağmen kamu kurumu olsun, özel sektör olsun çalışanlarına pozisyonlarına göre tam veya yarım maaş verdi. Tiyatrolar yüzde 50-60 kapasiteyle seyirci kabul ediyor. Maske, sadece kapalı alanlarda, market, tiyatro toplu taşıma araçlarında zorunlu. Açık havada serbest. Sokağa çıkama kısıtlaması şu anda yok. Kısıtlamalar zaten çok uygulanmadı. Okullar Ocak ayından bu yana açık. Devlet ve bankalar borç erteleme yaptı. Devlet 16 yaşına kadar olan her çocuk için ailelere yardım etti. Doktor ve hemşirelere ekstra prim ödedi. Erken emekli yaptı. Ağustos’a kadar sınırlar kapalıydı. Ancak iç turizm devam etti. Özellikle Kırım çok tercih edildi. Türkiye’de yaşayan Rus kökenli birçok arkadaşım aile-dost ziyareti için gittikleri Rusya’dan hemen geri dönmek istemedi. Bunun nedeni de Türkiye’deki sıkı pandemi kuralları uygulaması. Türkiye’de normal hayata dönüldüğünde geri gelmek istiyorlar.”

FAS’TA AŞILARIN GELİŞİ RAHATLATTI

Fas’tan turizmci Hanane Bakki Yüksel :

“Fas’ta ilk vaka geçtiğimiz yıl 2 Mart’ta görüldü. Covid 19 yüzünden hayat tamamen değişti, yeni sistemlere geçtik. Çalışma sistemi ve saatleri kısıtlandı. Evde çalışmaya başladık, okular kapandı, sokağa çıkmaya yavaş-yavaş kısıtlama başladı. Hayat çok zor. Restoranlar ve kafeler gibi birçok işletme kapandı. Ülkeden çıkma kısıtlandı. Aşı gelmesi insanlar biraz rahatladı ve devlet desteğiyle uygulaması iyi gidiyor. Aşı, 17 yaş üzeri bütün Fas vatandaşlarına kademeli olarak, ücretsiz şekilde yapılmaya başlandı. Aşılamada toplamda 65 milyon doz aşı alımı hedeflenirken, 2 milyon doz AstraZeneca ve 500 bin doz Sinopharm aşısı teslim alındı.”

TÜRKİYE VE BİRÇOK ÜLKE PANDEMİ MÜCADELEMİZE DESTEK VERDİ

Kosova / Prizren: Nait Kaçamaku:

“Pandemi öncesi rahat bir hayat yaşarken, şimdi sosyal, ekonomik ve kültürel anlamda sıkıntılı günler yaşıyoruz. Hem kendi hem de sevdiklerimizin sağlığından endişe duyuyoruz. Türkiye’de uygulanan yasaklar burada da aynı şekilde uygulanıyor. Kısa zamanda aşı uygulaması da başlayacak. Prizren’de ilk vaka geçtiğimiz yıl 16 Mart’ta görüldü. Türkiye salgınla mücadele kapsamında Kosova’ya koruyucu maskeler, giysiler ve 1.000 COVID-19 test kiti bağışladı. Ayrıca ABD, Norveç ve İsviçre de aynı kapsamda para bağışında, Sırbistan 1.000 koronavirüs test kiti, UNİCEF de 1,5 ton tıbbi yardım bağışında bulundu.” 

AZERBAYCAN’DA KARANTİNA UYGULAMASI 1 NİSAN’A KADAR UZATILDI

Azarbaycan’dan bankacı ve sigortacı İlahe Hidayetqızı ise pandeminin hayatına yansımasındaki etkiler üzerine şunları söyledi:

“Pandemi öncesi işim vardı şimdi işsizim. Borcum yoktu, pandemi sorası borcum oldu. Bu dönemde benim gibi birçok kişi işsiz kalıp, strese girdi. Maske takmak zorunlu, açık havada bile maskesiz gezmenin cezası var. Ama kafelerde, toplu taşıma araçlarında birçok kişi sosyal mesafe kurallarına uymadan dip dibe oturuyor. Metrolar kapalı. Uygulanan önlemlere uyan da var uymayan da. Virüsle mücadele kapsamında uygulanan karantina uygulaması 1 Nisan’a kadar uzatıldı, bazı kısıtlamalar ise kaldırıldı. Aşının hiçbir koruması olmadığına inanıyorum ve aşı yaptırmayı düşünmüyorum. Devletimizden bu dönemde maalesef hiçbir destek yok. Pandemi devam edecekse devlet en azından vatandaşına 500 manat yardım etmelidir diye düşüyorum.”

COVİD-19’A YAKALANAN VE YAŞAMINI YİTİREN ÜNLÜLER

Hayatı durma noktasına getiren koronavirüs salgınından sanat, spor ve siyaset dünyasından da birçok tanınmış isim etkilendi. Salgına yakalanıp iyileşen ünlülerin yanı sıra hayatını kaybeden birçok tanınmış isim de var. İngiltere’de veliaht Prens Charles, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, İtalya’nın efsanevi futbolcusu Paolo Maldini, Monaco Prensi II. Albert, ünlü Aktör Tom Hanks, Türk kökenli Alman siyasetçi Cem Özdemir, AB Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier, NBA yıldızı Kevin Durant, Avustralya İçişleri Bakanı Peter Dutton, Olympiakos başkanı Evangelos Marinakis gibi dünyaca ünlü isimler corona virüse yakalanıp, hastalığı atlatırlarken, Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d’Estaing, Real Madrid’in eski başkanı Lorenzo Sanz, Afrikalı ünlü saksafoncu Manu Dibango, ABD’li oyun yazarı ve senarist Terrence McNally, ABD’nin ünlü caz sanatçısı Ellis Marsalis Jr, Japon moda tasarımcısı Kenzo Takada, Grammy ödüllü folk müzik sanatçısı John Prine ve dünyaca ünlü efsanevi Hint oyuncu Soumitra Chatterjee covid19 nedeniyle hayatlarını kaybeden ünlüler arasındaydı. Türkiye’den ise Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim, sanatçı Zülfü Livaneli, şarkıcı Hadise, tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Nilgün Belgün, futbolcu Arda Turan, şarkıcı İrem Derici, kaleci Rüştü Reçber, oyuncu ve senarist İbrahim Büyükak ile tiyatrocu Eser Yenenler covid19 testleri pozitif çıkan ünlüler arasında.

SAĞLIKÇILAR CAN OLURKEN CANLARINDAN OLDULAR

Salgının yayılmasının ardından iş yükü ve sorumlulukları artan, en ön cephede savaşan sağlık çalışanları, Kovid-19 hastalarını iyileştirmek için canları pahasına fedakarca mücadele ediyor. Bu kapsamda Türkiye’de, COVID-19 Pandemisi ile mücadelede doktorlar, hemşireler ve diğer yardımcı sağlık çalışanlarından oluşan yaklaşık 540 bin kişilik (yaklaşık 165 bin doktor, 200 bin hemşire ve 175 bin diğer sağlık çalışanlarından oluşan) bir sağlık ordusu görev alıyor. Türk Tabipleri Birliği verilerine göre pandemi döneminde geçtiğimiz yıl toplam 321, bu yıl ise günümüze dek toplam 64 sağlık çalışanı yaşamını yitirdi. COVID-19 pandemisi sürecinde gecesini gündüzüne katan, sevdiklerinden uzakta görev yapan aralarında doktor, hemşire ve eczacıların da yer aldığı toplam 385 Türk sağlık çalışanı virüse yenik düşerken, dünya genelinde de 13 milyonu aşkın sağlık çalışanı özveriyle hastalara can olmaya çalışırken, kendi canlarından oldular.

Haber ve fotoğraflar: Fulya OMAÇ

YORUM YAP