DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

ENGELLİYE ZENGİN-FAKİR AYRIMI YAPILIYOR

Yayınlanma Tarihi : Google News
ENGELLİYE ZENGİN-FAKİR AYRIMI YAPILIYOR

Türkiye’de engelli ve yaşlı hizmetlerinde yıllardır devam eden zengin-fakir ayrımı, ilgili ve yetkili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onlarca bakan değişikliğine rağmen İnsan Hakları, Anayasa ve ‘Sosyal Devlet’ ilkesine aykırı olarak devam ediyor.

Haber: Nezih VAROL

Atatürk Türkiyesi’nden sonra çok partili siyasi yaşama geçilmesi, o ana kadar uygulanan liberal kapitalist/sosyalist ekonomik modelin bırakılarak Amerikancı tam kapitalist ekonomik modelin uygulanması, insanlar arasında zengin-fakir ayrımının büyümesiyle sonuçlandı. Bu durum Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından muhtaç engelli ve yaşlılara sunulan hizmetlerde de kendini gösterdi. İlgili ve yetkili bakanlığın engelli ve yaşlı hizmetlerinde yıllardır devam eden zengin-fakir ayrımı onlarca bakan değişikliğine rağmen İnsan Hakları, Anayasa ve ‘Sosyal Devlet’ ilkesine aykırı olarak devam etti. Bakanlık 2000’li yıllarda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden hizmet alan zihinsel engelliler arasında da ayrım yapıyordu, sadece SGK ve Emekli Sandığı mensuplarının belli bir yaşa kadar olan çocuklarına hizmet veriyor, herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlar ile yeşil kartlıların çocuklarına eğitim vermiyordu. Bakanlık 2006 yılından bugüne kadar da evde bakım, engelli bakım merkezlerinde bakım ve huzurevlerinde bakım almak için başvuran engelli ve yaşlılardan ekonomik kazancını gösteren belgeler istiyor. Hayatın güçlüklerine karşı fiziksel, zihinsel ve ruhsal yönden diğer bireylere göre 1-0 yenik olarak mücadele veren engelli ve yaşlıların, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kapısında gelir kontrolüne tabi tutulmasının uluslararası İnsan Hakları normlarına ve Anayasaya uygun olmadığı, hatta kabul edilemez olduğu, Sosyal Devlet anlayışı ile de örtüşmediği biliniyor. Bugün Türkiye’de geliri olmayan veya ortalama 7 bin lira emekli maaşı olan bir yaşlı hiç bir özel huzurevinden yararlanamıyor, çünkü bir yaşlının huzurevinde kalması için en az 15 bin lira aylık ödeme yapması gerekiyor, eğer bu yaşlı daha ucuz olan bir devlet huzurevine yerleşmek istiyorsa en az 2 yıl sıra beklemek zorunda, bu 2 yıl boyunca bakım hizmeti alabileceği hiç bir tesis de yok. Diğer yanda evde veya engelli bakım merkezinde hizmet almak isteyen muhtaç engelliler de ilgili bakanlığa gelir durumunu beyan etmek ve belge sunmak zorunda. Kişi başı geliri bir asgari ücretin üçte ikisinin altında kalan fiziksel, zihinsel ve ruhsal engelliler fakir kabul edilirken, bu rakamın 1 lira üzerinde olanlar zengin olarak kabul ediliyor. Bu durumda, örneğin; geliri 5 bin 600 lira olan bir engelli bakım merkezinden hayatı boyunca bedava hizmet alırken, geliri 6 bin lira olan engelliye hizmet verilmiyor ve bulunduğu zor koşullarda kaderine terk ediliyor. Vatandaşlar, ilgili bakanlığın engelli ve yaşlılara hizmet verirken, onların yaşama dair mücadele koşullarını ve güçlüklerle başedebilme kapasitelerini değerlendirmek yerine, ceplerindeki paranın azlığı veya çokluğuyla ilgilenmesini, zengin-fakir olarak katagorileştirmesini, başta İnsan Hakları olmak üzere Anayasa ve Sosyal Devlet anlayışına aykırı olduğunu belirterek, değerlendirme sisteminin acilen değiştirilmesini istiyorlar.

YORUM YAP