Gündem

Hakan Özen: ‘En büyük temennimiz demokrasiden yana olan basının gerçek kimliğini korumasıdır”

Özen; “Basını özgür olmayan toplumlarda demokrasiden söz edilemez”

24 Temmuz Basın Bayramı ve Basından Sansürün kaldırılışının 112. Yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan Küresel Gazeteciler Konseyi Manisa İl Temsilcisi ve Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Hakan Özen Basın özgürlüğünün demokrasilerde çok seslilik ilkesinin işletilmesinde çok önemli bir olgu olduğunu ve basını özgür olmayan toplumlarda demokrasiden söz edilemeyeceğini kaydetti.

24 Temmuz Basın Bayramı ve Basından Sansürün kaldırılışının 112. Yıldönümü nedeniyle açıklamada bulunan Küresel Gazeteciler Konseyi Manisa İl Temsilcisi ve Demokrat Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Hakan Özen, Dünya genelinde her geçen gün basın üzerindeki baskının artması basın özgürlüğünün daha çok tehlikeye girdiğini ifade ettiğini belirtti.

Mesleğini zor şartlar altında yapmakta zorlanan basın mensuplarının bir yandan hayat şartlarının ağırlaşması ve hakkettikleri ücreti alamamış olmalarından dolayı bir diğer yandan da ekonomik ve siyasal baskılar başta olmak üzere diğer baskı süreçleri altında adeta kaderlerine terk edilmekle yüz yüze kaldığını ifade eden Özen, “Bu da arzulanan özgür basın, güçlü yayın anlayışını sekteye uğratmaktadır. En büyük temennimiz ise tam anlamıyla özgür, sansüre uğramamış, demokrasiden yana olan basının gerçek kimliğini korumasıdır” dedi.

Gazetecilere yönelik baskı, fiziki saldırı ve tehditlerin yaşanması, yayın organlarının toplatılması veya kapatılması gibi durumların hangi dönemde olursa olsun kabul edilemez olduğunu belirten Özen sözlerine şöyle devam etti, “Basın yayın organları bir taraftan sansüre uğramama mücadelesi verirken diğer taraftan da basın emekçilerinin kaderi patronlarının iki dudağı arasında olmamalıdır. basının önündeki tüm engellerin kalktığı, düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği, hukukun üstünlüğünün, barışın ve kardeşliğin hakim olduğu, demokrasi ve laikliği aşındıran uygulamaların son verildiği gerçek anlamda basının hür olduğu ve hiç bir basın mensubunun çeşitli kaygılarla yandaşlığa soyunup, kalemini satmadığı, veya sırf yaptığı haberden, yazdığı yazıdan dolayı cezaevlerinde tutsak olmadığı gerçek bir habercilik anlayışı sadece basın açısından değil 80 Milyon Türkiye açısından da hakim ve vazgeçilmez kılınmalıdır. Sendikasızlaştırılan, çalışma koşulları ağırlaştırılan, yoksulluk sınırında yaşamaya zorlanan gazetecilerin haklarının zenginleştirilmesi ise sosyal devletin en önemli görevlerinden birisi olmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm basın emekçilerinin 24 Temmuz Basın Bayramını ve Basından Sansürün Kaldırılışının 112. Yıldönümünü en içten dileklerimle kutluyorum.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı