
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan güncel elektrik raporlarının öngörülerinde 2026 yılında yüzde 3,7; 2027’ye kadar ise yaklaşık yüzde 4 civarında elektrik talebinde yıllık artış bekleniyor.
IEA Enerji Piyasaları ve Güvenliği Direktörü Keisuke Sadamori, “Elektrik Çağı’nda, 2030 yılına kadar küresel enerji tüketimindeki artışın, Avrupa Birliği’nin nüfusunun iki katına eşdeğer olacağı öngörülüyor” dedi. Bu artışın temelinde yalnızca nüfus ya da ekonomik büyümede yok; ayrıca sanayi, elektrikli araçlar, klima sistemleri ve veri merkezlerinden kaynaklanan artan tüketim nedeniyle elektrik talebi önümüzdeki 2030’a kadar her yıl ortalama %3,6 artacak.
Bu durum, IEA’nın “yoğun sıcak hava dalgaları ve güçlü sanayi faaliyetleri”ne bağladığı, 2025’te yıllık bazda %3 ve 2024’te %4,4 oranında artan elektrik talebi trendinin devamı niteliğinde.
ekoIQ sitesinde ‘Küresel Elektrik Talebinde Güçlü Artış’ başlığındaki haberde “Elektrik Çağı’nda, 2030 yılına kadar küresel enerji tüketimindeki artışın, Avrupa Birliği’nin nüfusunun iki katına eşdeğer olacağı öngörülüyor” ifadesini kullanan IEA Enerji Piyasaları ve Güvenliği Direktörü Keisuke Sadamori,
“Enerji piyasalarında önemli bir belirsizliğin yaşandığı bir dönemde, kesin olan bir şey var ki, küresel elektrik talebi son 10 yılda olduğundan çok daha güçlü bir şekilde artıyor” dedi.
Sadamori, “Elektrik Çağı’nda, 2030 yılına kadar küresel enerji tüketimindeki artışın, Avrupa Birliği’nin nüfusunun iki katına eşdeğer olacağı öngörülüyor” değerlendirmesini yaptı.
Gelişmiş Ekonomiler de Vites Artıracak
Gelişmekte olan ekonomiler, 2030’a kadar ek elektrik tüketiminin yaklaşık %80’ini oluşturarak, elektrik talebi artışının ana itici gücü olmaya devam edeceği tahmin ediliyor.
Ancak, gelişmiş ekonomiler de vites artıracak ve IEA’nın 15 yıllık durgunluk olarak tanımladığı dönemin ardından elektrik talebindeki büyüme yeniden hızlanacak.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) rapora göre, Çin ve Hindistan’daki büyük yatırımlar sayesinde kömürden üretim son yıllarda arttı, ancak 2030’a kadar düşüş eğiliminde olması bekleniyor. Bu, kömürdeki zirveye 2024 yılında ulaşıldığını ve yeni enerji üretiminin büyük kısmının güneş enerjisinden, ardından rüzgar enerjisinden ve son olarak da gazdan geleceğini gösteriyor.
IEA aynı zamanda yenilenebilir enerjiden üretimin 2025’te %9 arttığını, bu oranın 2024’te görülen %9,6’lık artışa göre biraz düşük olduğunu, ancak son 10 yılda görülen %6,4’lük ortalamanın oldukça üzerinde olduğunu belirtiyor. Bu trend önümüzdeki beş yıl boyunca devam edecek; IEA, yenilenebilir enerji üretiminin 2030’a kadar her yıl yaklaşık 1.000 terawatt-saat (TWh) artacağını ve bu artışın 600 TWh’lık kısmını ise tek başına güneş enerjisinin karşılayacağını öngörüyor.
2024’te %1,4’lük bir artışın ardından, IEA, kömürden elektrik üretiminin 2025’te nispeten sabit kalacağını, Çin ve Hindistan’daki düşüşlerin ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrasya ve diğer Asya pazarlarındaki artışlarla dengeleneceğini öngördü.
IEA, kömürle çalışan santralların üretiminin 2030’a kadar yıllık ortalama %0,9 oranında daralmaya devam edeceğini, ancak yine de en büyük tek elektrik kaynağı olmaya devam edeceğini de tahmin ediyor.