DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

MANİSA MURADİYE ORMAN FİDANLIĞI ÇEVRE HAKKI-SAĞLIK HAKKI-GIDA HAKKI

Yayınlanma Tarihi : Google News
MANİSA MURADİYE ORMAN FİDANLIĞI ÇEVRE HAKKI-SAĞLIK HAKKI-GIDA HAKKI

Anayasamız herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirtmiş ve gerekli koşulları sağlamayı da Devlete ve vatandaşlara ödev olarak yüklemiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çevre hakkını, özel olarak düzenlememişse de; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yaptığı amaçsal yorumlarla, Sözleşmedeki hak ve özgürlüklerle bağlantılı olduğu ölçüde kabul etmiştir. Ölçüt olarak kamu yararını esas almış ve bireye bu hakkını kullanacak güvenceler tanımıştır.

Birleşmiş Milletlerin de kabul ettiği çevre hakkı, çeşitli milletlerarası belgelerde de yer almıştır.

Çevre hakkı, Anayasamız yanında, diğer mevzuatımız ve mahkeme kararlarına da girmiş; önemine binaen önceleri Nafia Nezareti, daha sonra adları Bayındırlık, İmar ve İskan, Bayındırlık ve İskan olarak değiştirilen Bakanlıklar bünyesinde değerlendirilirken; 1993 yılında Çevre Bakanlığı kurulmuş, sonraki yıllarda Çevre ve Orman, Çevre ve Şehircilik, son olarak da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adıyla teşkilatlandırılmıştır. Tabii ki çevre hakkı, diğer bakanlıkları da ilgilendirmekte, özellikle gıda ve toprak yönünden Tarım ve Orman Bakanlığı, sağlık açısından Sağlık Bakanlığı ve sanayi ile ilişkileri bakımından da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bağlantılı bulunmaktadır.

Bu bağlamda çevre hakkı, sağlık ve gıda haklarıyla da yakından ilişkilidir. Sözünü ettiğimiz haklar, birbirini tamamlamakta, biri olmazsa diğerleri de olmamakta, en azından eksik kalmaktadır. Sağlıklı yaşam için, sağlıklı çevre ve güvenceli gıda ile bunlara erişim de çok önem taşımaktadır.

Bizim burada üzerinde duracağımız konu, bu haklarla bağlantısı yönünden tarım arazilerimizin korunması ve özel olarak da Muradiye Orman Fidanlığının, Manisa Organize Sanayi Bölgesine 7. Kısım İlave Alanı olarak verilmesidir.

*           *          *

Muradiye Orman Fidanlığı, Yurdumuzun fidan ihtiyacının karşılanması için 1944 yılında Manisa Menemen karayolu üzerinde 1009 dekarlık bir alanda kurulmuş; yıllar içerisinde yapılan yatırımlarla Ülkemizin en önemli fidanlıklarından biri hâline gelmiştir.

Kapasitesi yıllık 5 milyon fidandır. Orman bitkileri yanında park, bahçe ve süs bitkileri de yetiştirilmektedir.

Muradiye Orman Fidanlığında, diğer fidanlıklardan ayrı olarak, ormancılık için büyük öneme sahip, kızılçam ve fıstık çamı tohum bahçeleri, park-bahçe süs bitkilerinin çelik, aşı kalemi ve tohum anaçlığı bulunmaktadır. Fidanlık ayrıca, yetiştirilmesi uzun zaman alan (5-10 yıl gibi) yaşlı ve boylu formlu süs bitkilerinin yetiştirilmesi bakımından Ülkemizde ayrı bir yere sahiptir.

Geçmiş yıllarda buradan, büyükşehir belediyelerimize ve Türki Cumhuriyetlere fidan satışı yapılmıştır.

Fidanlık, birinci sınıf tarım arazisi olup; burası Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulu kararı (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmemizden sonra  Cumhurbaşkanlığı kararı)  ile ‘Büyük Ova Koruma Alanı’ kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla tarım arazisi olduğundan korunması gerekmektedir. Aslına bakarsanız, sadece Fidanlık arazisinin değil, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Yunusemre ilçesi Karaali ve Gürle Mahallelerinde acele kamulaştırmalarına karar verilen arazilerin de, tarım toprağı olduklarından korunması gereklidir.

Muradiye Orman Fidanlığı, Manisa Organize Sanayi Bölgesine, alternatif yer bulunmadığı görüşü ile Manisa Valiliği Toprak Koruma Kurulundan, tarım alanı dışına çıkarma kararı alınarak  verilmiştir. Halbuki, buraya alternatif yerler mevcuttur. Örneğin yakında bulunan Osmancalı, Ortaköy, Dazyurt, Uzunburun ve civarı mahalleler seçilebilir; olmazsa Şehzadeler ve başka ilçelerde, Manisa’nın da içinde yer aldığı TR33 Bölgesinde bulunan Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerinde, yine olmazsa diğer illerde yer bulunabilirdi. Nedense bu yerler seçilmemiş, mutlak tarım arazisi olan Muradiye Orman Fidanlığı tercih edilmiştir!

Ülkemizde tarım can çekişmektedir. Geçmiş yıllarda tarıma dayalı üretim açısından Ülkemiz, kendi kendine yeten Dünya’daki yedi ülkeden biri iken; son yıllarda bu durumdan çıkarak dış ülkelerden tarım ürünleri ithal eden bir ülke durumuna düşürülmüştür. Tarım topraklarımız hızla yok olmakta ya da edilmekte; çiftçi topraklarını ekmeyerek veya işlemeyerek hızla üretimden çekilmekte; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ekonomimiz büyürken, tarımımız küçülmektedir. Önümüzdeki yıllarda gıda gereksinimimiz yönünden sıkıntıya düşmemiz güçlü bir olasılıktır. Bu durum bize, tarım topraklarımızın korunmasında ertelenemez bir zorunluluk bulunduğunu göstermektedir.

Hiçbirimiz Ülkemizin sanayileşmesine karşı değiliz. Ancak sanayisi gelişmiş ülkelerin tarıma dayalı üretimden vaz geçmediklerini biliyoruz.

Yukarıda belirttiğimiz nedenlerle 2021 yılında yanarak yok olan 178.000 hektar (1.780.000.000 m2) orman alanımızın yeniden hızla ağaçlandırılması gerekliliği ve üstün kamu yararı da tarım topraklarımızın korunmasını zorunlu kılmakta; Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, ‘İklim Değişikliği’ sözcüklerinin eklenmesi de, çare olarak ormanları öne çıkarmaktadır.

Fidanlığın korunması için açtığımız davaların amacı, gelecek nesillere sürdürülebilir bir çevre bırakmaktır.

Manisamız, eski yıllarda adının önünde bulunan ‘Yeşil’ sıfatını maalesef kaybetmiştir. Mevcut uygulama ve görüntüler, Ülkemizin ilk çevrecilerinden sayılan Tarzan Ahmet Bedevi’nin kentine yakışmamaktadır.

Hava kirliliğinin Manisa’yı tehdit ettiği, Gediz nehrinin can çekiştiği gözden uzak tutulmamalıdır.

Çevre koruma ve sanayileşme, biri diğerini yok ederek değil, birlikte uyum içerisinde yürütülmelidir.

Ülkemizde yükselen trend, çevre bilincinin yerleşmesi ve sahip çıkılmasıdır. Bizde de İsveçli Greta Thunberg gibi aktivistlerin çıkması temennimizdir.

Kızılderilerin,  “Yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı; çocuklarımızdan ödünç aldık.” özdeyişini unutmayalım.

Sözün özü: Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve Muradiye Orman Fidanlığı korunmalıdır.

———-+———-

Güzel Sözler 

Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden yoksundur. Burasını öyle bir ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın. Mustafa Kemal Atatürk

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,/Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin. Nazım Hikmet

Memleket isterim/Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;/Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Cahit Sıtkı Tarancı

Kalbinizde yeşil bir ağaç bulundurun, belki şarkı söyleyen bir kuş gelir konar. Çin atasözü

 

 

YORUM YAP