Gündem

Selçuk Özdağ: ‘Türkiye’yi daha fazla fakirleştirmeden erken seçim yapın.’

Selçuk Özdağ'a mahçup olan AK Partili ‘çok çok çok’ önemli kişi kim?

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr.  Selçuk Özdağ, partisinin il binasında Gelecek Partisi Manisa İl Başkanı Mustafa Keskin, il yöneticileri ve ilçe başkanlarıyla birlikte basın toplantısı düzenledi. Selçuk Özdağ ‘Yolsuzluğun olduğu yerde yoksulluk’ başladığını söyleyerek, ekonomik sıkıntıların tahammül edilemez boyuta eriştiğini belirtti.

İktidarın akraba kayırmacılık yaptığını, liyakat yerine makamları tanıdık eş-dost üzerinden doldurduğunu belirten Özdağ, kamu işlemlerindeki usulsüzlük ve ihalelerde zarar doğuran işlemlere dikkat çekti; Sayıştay raporlarının neden işleme konulmadığını sordu. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin otoratizme kaydığını söyleyen Özdağ, AK Parti’den ayrıldığını ve ayrılış gerekçelerinde 1946’daki Dörtlü Tahrir’e benzer açıklama yaptığını söyledi. Bugün gelinen noktayı o zaman gördüklerini ve uyarıda bulunduklarını hatırlatan Özdağ, Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti tarafından ihraç sürecinin nedeni olarak eski Başbakan’ın ‘siyasi ahlak yasasını, hırsızlığı yolsuzluğu önleme yasasını getirmek istemesi’ olduğunu belirtti.

‘Türkiye’yi daha fazla fakirleştirmeden erken seçim yapın.’

Bir dönem AKP Manisa milletvekilliği yaptıktan sonra partiden ayrılarak Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Selçuk Özdağ, partisini il binasında düzenlediği basın toplantısında erken seçim tarihini verdi.

Türkiye’nin 1 Mayıs tarihinde erken seçime girebileceğini ifade eden Özdağ, “Sayın Erdoğan, sayın Bahçeli bir erken seçim kararı alın. Daha fazla rezil olmadan, oy kaybetmeden, hayal kırıklığı yaşamadan ve Türkiye’yi fakirleştirmeden onlara diyoruz ki erken seçim yapın. Erken genel seçim kapımızı çalacak. İsteseler de istemeseler de kapımızı çalacak.’’ dedi.

‘Devlet partilerin değil, devlet milletindir’

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özdağ, partisinin kurulduğu günden beri AKP iktidarı tarafından hiçbir platformda dikkate alınmadığını, ancak 71 ilde teşkilatlanmalarının ardından dikkate alınmaya başlandıklarını ifade etti.

Özdağ yaptığı açıklamada;

“Parti kurduktan sonra bizi kaile almadılar. Küçümsediler. Nasıl olsa biz büyüğüyüz, devasal bir partiyiz dediler. Bu onlarda bir kibir meydana getirdi. Bu kibirleri sebebiyle bizde siyaset sahnesinde partimizi kurma kararı aldık. Parti kurduktan sonra bizi kaile almak istemediler. Ama ne zamanki 71 vilayettin tamamında teşkilatlanmadan sonra büyük kongre kararı almamızın ardından Ayasofya Camii’nin açılışına bile bizi davet etmeyenler, şimdi Mevlit Haftası dolayısıyla külliyedeki programı sayın Davutoğlu’nu davet ettiler. Siyasi gelenek vardır eski başbakanlar ve milletvekilleri nezaketen her yere davet edilir. Ancak Türkiye’de partiler iktidar olduktan sonra particilik yapıyorlar. Ama şunu unutmasınlar ki devlet partilerin değil, devlet milletindir.’’ ifadelerini kullandı.

Özdağ konuşmasında, partisinin kurulma çalışmalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olan bir kişinin kendisini ziyaret ederek ‘Davutoğlu’nun yanında olma’ uyarısı yaptığını belirterek, “Bende başta olmak üzere arkadaşlarımın bir çoğun çok şeyler teklif edildi. Bana sayın Erdoğan’dan sonra gelen bir kişi şunu söyledi, ‘Sana karşı mahcubuz. Mahcubiyetimizi gidermek istiyoruz. Nasıl gidereceğimize sen karar ve’ dedi. Geçen sene 19 Haziran 2019 tarihinde. İstanbul seçimlerinden 4 gün önce. Tek bir şartları vardı. ‘Bizimle de olmayın, ama Ahmet Davutoğlu ile birlikte olmayın’ dediler. ‘Ben kişilerle beraber değil, ölçülerle beraberim dedim. Sizinle olmayacağım ve inandığımı yolda yürüyeceğim’ dedim.’’ diye konuştu.

‘Ekonomik kriz kapımızı çalıyor. Tencerede et kaynamıyor, dert kaynıyor.’

Konuşmasında Türkiye’nin büyük bir ekonomik krizin eşiğinde olduğunu dile getiren Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.

Özdağ açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Türkiye büyük bir felaketin eşiğinde. Ekonomik kriz kapımızı çalıyor. Tencerede et kaynamıyor, dert kaynıyor. Sokaklarda bir tufan var. İşsizlik, yolsuzluk ve özellikle yolsuzluklar artıyor. Bir yerde yolsuzluk ve yoksulluk varsa orada adaletten, şeffaklıktan, gelir dağılımının iyi olduğundan bahsedemezsiniz. AKP eskimiştir. Artık millete söyleyecek sözü yoktur. Türkiye’ye verebileceği bir şey kalmamıştır. AKP ve onun koalisyon ortağı milletvekilleri sokaklarda gezemezler. Çiftçinin yanına gidemezler. Çünkü yaşananların hesabı sorulacaktır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Bırakın çay dağıtmayı. Halkın derdiyle dertlenin. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile Türkiye’nin uçacağını söylemişlerdi. Evet doğru uçuyoruz, ancak bir uçuruma doğru uçuyoruz. Sayın Berat Albayrak, ekonomi pik yaptı diyorsunuz. ‘Zirve yaptı, çok iyi durumdayız’ diyorsunuz. O zaman yaşanan bu ekonomik buhran neyin nesi? Ekonomi pik değil, dip yaptı. Dolar şuanda 8 Lira. Her 10 kuruşluk döviz yükselişi Türkiye’nin 40 milyar lirasına mal oluyor. Bunu nasıl ödeyeceğiz. İşveren fabrikasını, esnaf ise dükkanını kapatıyor.’’

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı