DünyaEkonomiGündem

Türkiye buğday ithalatı ve unlu mamul ürünlerdeki ihracatta dünya birinciliğine oynuyor

Un ihracatı 2004'te 300 bin ton olurken, 2019 yılında 3 milyon ton civarında gerçekleşti 

Türkiye buğday ithalatında 2019 ‘da dünya birincisi oldu; buna karşılık un ihracatında da ilk sırada yer aldı. Geçen yıl 9.8 milyon ton buğday ithalatı yapan Türkiye’ de buğday üretimi yaklaşık yüzde 9.5 düşüşle 19 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. 2019 ‘da Türkiye buğday almak için 2.3 milyar dolar ödedi ve dünya buğday ithalatında birinci sırada yer aldı.

Ancak bu ithalat karşılığında mamul madde ihracatı arttı. Örneğin makarna sektöründe Türkiye 2019 yılında 155 ülkeye miktar olarak 1.272 milyon ton, değer olarak 607.1 milyon dolar makarna ihracatı gerçekleştirdi. Bu oranlar bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 5.5, yüzde 9.9. artış ifade ediyor.

Un ihracatında dünyada 1’inci ve makarna ihracatında 2’nci sıradayız. Son 10 yılda un ihracatımız 2 katına, makarna ihracatımız 6 katına çıktı.

Buğday ithalatı arttı ama mamul ürünler artışı daha fazla arttı

Un ihracatında da son yıllarda Türkiye lider ülke konumunda; dünyada bu alanda gerçekleştirilen ihracatın neredeyse üçte biri ülkemizden sağlanıyor.

Un ihracatı 2004’te 300 bin ton olurken, 2019 yılı kasım rakamlarına göre 3 milyon ton oldu. Aynı dönemde buğday mamul madde ihracat rakamlarında ülkemizin ihraç geliri elde ettiği bir sektörün büyümesi kaynaklı bir ithalat söz konusu.

Örneğin 2002-2018 yılları arasında 15 milyar dolar karşılığı 54 milyon ton buğday ithalatı varken, un, makarna, bulgur, irmik, bisküvi gibi mamul ürünlerin buğday karşılığı hesaplandığında 27 milyar dolar değerinde 68 milyon tonluk bir buğday ihracatımız görünüyor. Bu demektir ki 2002 yılından bu yana söz konusu ticaretten ülkemiz 12 milyar dolar net gelir elde etti.

Benzer bir senaryo mısır için de geçerli. 2002-2018 arasında mısır ithalatına ödediğimiz miktar 7,7 milyar Dolar’ken, yumurta, beyaz et, nişasta, mısır irmiği, yem gibi ürünlerin ihracatındaki mısır karşılığı hesaplandığında 12 milyar Dolar değerinde bir ihracat geliri görüyoruz. Yani 2002 yılından bu yana bu ticaretten 4,3 milyar dolar gelir elde etmişiz.

Buğday ekimi artmalı

Ancak ithalat ve ihracat rakamları açısından bu karşılaştırmalar olumlu sonuç veriyor gibi gözükse de Türkiye’ nin toprak büyüklüğü temel alındığında buğday rekoltesi yeterli değil. Buğdayın anavatanı olan bu topraklardaki üretim artmalı.

Uzmanlar son 18 yılda buğday üretimi yapılan 24.5 milyon dekar arazide artık üretim yapılmadığını ifade ediyor. Üstelik Greenpeace’in Covid ve Tarım Raporu’nda Türkiye’de bu yıl buğday ekim alanlarının bir önceki yıldan 600.000 hektar daha az olacağı tahmin ediliyor.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı