reklam
reklam
DOLAR 32,8248 % 0.04
EURO 35,2439 % -0.18
STERLIN 41,7711 % -0.2
FRANG 36,7168 % -0.28
ALTIN 2.450,67 % -1,57
BITCOIN 64.380,00 -0.353
reklam

ENGELLİNİN ZENGİNİ FAKİRİ OLUR MU?

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
reklam

Kapitalist toplumların iki önemli figürüdür ‘Zengin’ ve ‘Fakir’.

Artık ömrünü tamamlamış, uzatmaları oynanan bu sisteme göre herkes birbirine göre daha zengin veya daha fakirdir.

Birinden biri olmasa diğeri de olmayacak aslında, birbirini besleyen ve büyüten kötü huylu iki urdur onlar.

Bu nedenle kapitalist ekonomik modelle yönetilen tüm ülkeler hastalıklıdır, psikiyatrik vakaların en çok görüldüğü toplumlardır, dinsel argümanları fazladır, ama her türlü yolsuzluk, cinayet, cinsel sapkınlık bu toplumlarda yaşanır.

Bu ülkeler ve bu ülkelerde yaşayan insanlar arasında sürekli bir “Ben zenginim, sen fakirsin” yarışı vardır, “Onda var, bende niye yok” kompleksi vardır, “O alıyor, ben de alacağım” hırsı vardır.

Birbirine oranla, yani görece fakir olanlar zengin olmaya çalışırken, zengin olanlar da daha fazla zenginleşmeye çabalar, ama bu gayretleri hep boşunadır, çünkü ulaştıkları noktada yine birilerine göre daha zengin olsalar da, diğerlerine göre hep daha fakirdirler.

Atatürk’ün aramızdan ayrılmasından sonra Türkiye yönetenleri bağımsızlık gücü yüksek liberal kapitalist/sosyalist ekonomik modeli bırakarak hızla Amerikancı kapitalist ekonomik modele geçmiştir ve o tarihten itibaren de hastalıklı bir toplum yapısının pençesine düşülmüştür, öyle ki; bugün gelinen noktada yolsuzlukların, Bodrum Escort Bayan kadın cinayetlerinin, cinsel istismar ve sapkınlıkların önü alınamamakta, cezaevleri ve hastanelerin fiziki yapıları büyürken sayıları da hızla artmaktadır.

Kapitalist toplumlarda ve tabi ki Türkiye’de ‘Sosyal Devlet’ anlayışı da hastalıklıdır, ayrımcıdır; bu durumun en net örneğini zengin-fakir ayrımı yapılan engelli ve yaşlı hizmetlerinde görebilirsiniz.

Evet, Türkiye’de zengin engelli, fakir engelli ayrımı var; eğer bir engelli olarak Aile Bakanlığı’na bağlı ilgili birimlere gider, herhangi bir ihtiyacınızı bildirip hizmet almak istediğinizi söylerseniz, size yapacakları ilk uygulama ekonomik durumunuzun incelenmesi olacaktır; yani size engeliniz, engelli bir birey olmanız üzerinden değil, zengin veya fakir olmanız üzerinden hizmet verilecektir.

Evrensel Gazetesi’nden Nisa Sude Demirel’in haberine göre; Engelli ve yaşlıları sosyal çevresinden ayırmayarak evde bakım görmesini sağlamak amacıyla, kişinin akrabalarına bağlanan evde bakım aylığı ile ilgili yayımlanan bu yeni yönetmelikte aylık alabilmek için hane içinde kişi başına düşen gelirin asgari ücretin üçte ikisi olması şartı geçerliliğini korurken, gelir durumunun tespiti için oldukça detaylı maddeler yer aldı.

Yani senin hizmet alman için engelli olman yetmiyor, bir de çok ama çok fakir olacaksın, tabi bir de bunun tersi var, örneğin yaşlandın ve kimsen yok, huzurevine gideceksin, aylık ücreti 20 bin lira, emekli maaşı 7 bin lira olan bir yaşlı bunu ödeyemez, yani fakirsen özel bir huzurevine gidemezsin.

Burası Türkiye, eşitlik ve adalet Atatürk’ten kalma nostaljik bir deyimdir buralarda.

İster sağlam ol ister engelli, artık ya zenginsin ya fakir.

reklam

YORUM YAP