DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Eski Bir Yazı; MANİSASPOR ALTINORDU KARŞILAŞMASI

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
Eski Bir Yazı; MANİSASPOR ALTINORDU KARŞILAŞMASI

Önceki gün Altay ve Altınordu’ nun Süper Lig’e çıkış Final karşılaşması vardı. Altay Süper Lig’e çıktı ancak Altınordu da taktirleri topladı. Çünkü hiç yabancı oyuncu oynatmadan ve daha çok gençlere ağırlık vererek mücadelesini sürdürüyor. Kulübün başkanı Seyit Mehmet Özkan futbol altyapısına ağırlık veren ve disiplinli çalışan bir insan.

Buna karşılık bir kulüp yönetiminin lakaytlığına örnek olarak Manisaspor’u göstereceğiz. Şimdi Manisaspor bölgesel amatör liglerde filan oynuyor galiba… Bilmem kaç yıl önceydi, Manisaspor ve Altınordu aynı ligdeymiş o zaman; bizde o dönemlerde Manisaspor Altınordu karşılaşması için bir yazı kaleme almışız.

X    X    X

Biz spor yorumcu değiliz; taktik verecek kadar da futboldan çok anlamayız. Kayda değer sayılmaz ama küçüklüğümüzde Manisaspor minikler kadrosunda oynamışlığımız vardır; bir de Manisa’ nın eski okullarından, Ali Rıza İlkokulunda taş zeminde çok sıkı maçlar çıkarmışızdır…

Çocukken Dünya Kupası Maçları’ ndan esinlenerek Peru’ nun takım formalarına benzettiğimiz tişörtlerimizi hatırlıyorum. Sayaçlardan kestirdiğimiz tırtıklı şeritli sarı deriyi fanilalara çaprazlama diktirmiştik. Hatuniye’ nin alt meydanında, şimdi altı otopark olan yerde yaz akşamüstülerinde gruplar kurarak birçok maçlara çıktık; çok ter akıttık, yerlere çok düştük, bileklerimiz, avuçlarımız, dizkapaklarımız kan-ter içinde kaldı; bazen birbirimizin kolundan başından çekerek kavgalar ettik; saatleri unutup akşam karanlığında topu görmeden koştururduk.

Kısaca futbol o dönemlerde sevdiğimiz bir oyundu; Manisaspor maçlarını açık tribünden seyrederken bir gözümüz arka sahadaki Amatör Küme takımlarındaydı. Ağabeylerimizin formaları çamur içinde kalırdı. Tribünler Akmescit olsun, Belediye ya da Muradiyespor, bir semt takımının belki 200 kişilik taraftarıyla bir kulüp havasından çok, evet daha çok arkadaş grubu dayanışmasıyla desteklenirdi.

Profesyonel Ligde de oyuncu ‘performansı’ takım ruhunun dayanışmacı, samimi kişilikli özellikleriyle temsil edilirdi. Formanın hakkının vermek deyimi bu ruhun bir yansımasıydı…

Şimdi bugünlere gelelim.

Bugün bu ‘amatör’ ruh yok; doğal… Ancak öte yandan profesyonelleşme de o derece yozlaştı ki, her şey para’ya dayanıyor…

Mesela 2000 Dünya Kupası maçlarını hatırlar mısınız, beyefendilere Jeep’ler alınıyor,  cami yaşatma derneğine para toplar gibi teşvik primleri veriliyordu. Gaza getirmek için neler söylenmedi; ‘işte Oyuncularımız şöyle büyük para ediyormuş- böyle büyük transferler varmış, şu kadar yayın kuruluşuyla bağlantı yapılmış; böyle büyük camiayız;’ falan-filan…

Geçin… Geçin bunları!

O dönemde Dünya Kupası başarısının altında emeği olanlardan biri Piontec ‘ti. Adam sürekli tesisleşme, gençlerin yetiştirilmesi diye konuştu durdu; sonra bu kadar bilimsel olması hoşumuza gitmedi, ‘postalandı!’ Eh nasıl olsa adam olduk ya, Dünya dördüncüsüyüz ya; artık sportif bilime ihtiyaç yoktu; ‘parayı veren düdüğü çalar’dı.

Aradan yıllar geçti.

Sonra futbolda başarı grafiğimiz sürekli aşağılara gitti.

En başta tesisleşme, altyapı bir yana futbol akademisyenlerimiz, futbol felsefemiz bile tartışılmadı; değil mi ya, ülkelerin bir futbol ekolleri olur… Hadi ülke bazında geçtik, kulüplerin bir futbol geleneği olur. Mesela bir Ajax, şimdilerde Bayern Münih, Düsseldorf gibi kulüplerin, kapsamlı ve planlı, uzun vadeli bir spor gelişim alt-yapısı için neler yaptıklarını karşılaştırmıyoruz.

Hadi çok uzağa gitmeyin, işte Altınordu’ya bakın… (-Bu yazının yazıldığı yıl, son maçta Manisaspor, Altınordu’ya 6-1 yenildi); işte bu futbol takımı üzerine 02/05/2014 tarihli Manispor Kongresi başlıklı köşe yazımızda bakın neler yazmışız.

‘’ İzmir’in eski ve güzide kulüplerinden Altınordu’ nun Başkanı Seyit Mehmet Özkan’ ı iyi takip edin; üst-üste iki yıl şampiyon olan, 3. Lig’den 2’ ye, bu sezonda 2. Lig’ den Birinci Lige çıkan bir takımın başarılı iyi incelenmelidir…

Bu adam ne yapmış?… Habertürk Ege ekinde, Osman Gencer’in sayfasından okuduklarımızı burada paylaşmak istiyoruz;

Altınordu, son yıllarda dünyanın en iyi alt-yapı tesislerini inceleyip, geleceğe yönelik, ‘iyi birey, iyi vatandaş, iyi sporcu’ felsefesini öne çıkarmışlar;

Futbol akademisi kurmuş; 23 (yirmi üç) antrenör görevlendirilmiş;

Antreman sahaları kiralanmış, 11-17 yaş arası alt-yapı kümeleri oluşturmuş; A takıma giremeyenleri Profesyonelliğe Aday Genç Futbolcular Lojmanında korumuş, futbol eğitimlerini arttırarak sürdürmelerinin önünü açmış…

İdman sahalarını arttırmış; futbolcu taramaları yapılmış; saha içinde koşu-şut çekme teknikleri üstünde durmuş; kulübün marka gücünü, tribünlerle birlikte güven esasında güçlendirecek formüller bulmuş, mesela iş dünyasıyla bir araya gelecek projeler oluşturmuş;

Ve sonuç: Üstünde düşünülüp modern düşüncenin geleneksel yapıya ve en önemlisi organizasyonel bilince uyarlanmasıyla, -yönetim felsefesini- etkili bir şekilde hayata geçirmeleriyle şampiyonluğu kovalamaya başlamışlar…

Manisaspor artık bölgesel liglerde… Geçmiş Kongrelerde bu konuların konuşulmadığı nasıl da belli oluyor değil mi?

OSMAN ÖZBAŞ

YORUM YAP