DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

İSTİFA ETMEK ERDEMLİ BİR DAVRANIŞTIR

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
İSTİFA ETMEK ERDEMLİ BİR DAVRANIŞTIR

‘FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün darbe kalkışmasından sonra sorumluluğunu kabul ederek istifa eden bir siyasimiz var mı?’

Geçenlerde, 1933-1943 yılları arasında İstanbul Hukuk Fakültesinde, 1943-1952 yılları arasında Ankara Hukuk Fakültesinde görev yapan, Ülkemizde hukukun gelişimi, bazı kanunların hazırlanması ve Mustafa Kemal tarafından 1925 yılında kurulan Ankara Hukuk Mektebinin, üniversal-akademik bir fakülte hale gelmesinde büyük emek ve katkısı bulunan Prof. Dr. Ernst E. Hirch’in ‘Anılarım’ isimli kitabını okumuştum. Hirch, Hitler’in Almanya’da iktidara gelmesinden sonra Yahudi olduğu için görevine son verilen bir akademisyen ve bilim insanıydı. Mustafa Kemal  döneminde, 1933 yılında Reşit Galip’in Milli Eğitim Bakanlığı sırasında başlatılan üniversite reformu sırasında Ülkemize davet edilmiş ve sonradan Türk vatandaşı da olmuştu. Reşit Galip, Hirch ve Üniversite Reformu ile ilgili söyleyeceklerimizi geleceğe bırakarak, sözü geçen kitapta Hirch’in anlattığı, takdire değer bir istifa olayından bahsetmek istiyorum.

Hirch, sonradan Başbakanlık yapan Prof. Dr. Sadi Irmak’ın Çalışma Bakanı olduğu 1946 yılının Ocak ayında o zamanki ismiyle İşçi Sigortaları Kurumu (sonradan Sosyal Sigortalar Kurumu, şimdi Sosyal Güvenlik Kurumu) Yönetim Kurulu Üyeliğine Bakanlar Kurulu kararıyla atanır. Yönetim Kurulunun yaptığı ilk toplantıda da Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilir. Kurum’un görev ve amaçlardan biri de toplanan primlerin en iyi şekilde değerlendirilmesidir. Haziran ayında Çalışma Bakanı, fondan bir milyon liranın Bakanlık hizmetlerinde kullanılmak üzere ödenmesini ister. Yönetim Kurulu, konuyu görüşür ve biriken paranın Kanunda öngörülenden başka bir amaç için kullanılamayacağını belirterek kabul etmez. Durumu Hirch, Bakana açıklar. Fakat Bakan ısrar eder. Bunun üzerine Hirch istifa eder, istenen para da aktarılır. Bu olay basına sızar ve Hirch’in davranışı kamuoyunda takdirle karşılanır.         

*           *          *

Gelelim günümüze.   

“Her Türk, kamu hizmetine girme hakkına sahiptir.” hükmünü içeren Anayasamızın 70/1. maddesinde, her Türk vatandaşının kamu hizmetine girme hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Bu maddeye göre kamu hizmetine girmek kişinin isteğine bağlıdır. Bunun sonucu, ayrılmanın da kişinin isteğine bağlı olduğudur. Memurlar için istifanın usulü, Devlet Memurları Kanununda düzenlenmiştir.

Konumuz, kamu görevi yapanların, özellikle siyasilerin, meydana gelen olumsuz olaylar ve hukuka uygun olmayan zorlamalar karşısında istifa etmelerinin gerekip gerekmediği, istifalarının erdemli bir davranış olup olmadığıdır?

İstifa etmek, batı ve bazı uzak doğu ülkeleri haricinde kalan bizim gibi doğu toplumlarında fazla başvurulan bir kurum değil. Daha ziyade, “kol kırılır, yen içerisinde kalır” diyen atasözümüzde belirtilen anlayış geçerli.

2011 yılında olan Japonya depremi sonrası olanlardan ve alınan tedbirlerin yetersizliğinden dolayı özür dileyen Japonya Başbakanı ile 2014 yılında Güney Kore’de meydana gelen ve 188 kişinin öldüğü feribot kazasını takiben, kaza sonrası yeterince hızlı davranmadığı söyleyerek özür dileyen Güney Kore Başbakanının istifa etmeleri şüphesiz onurlu bir eylemdir.

Yine hatırlayın; 2015 yılında İzmit Körfez geçişi asma köprüsünde halatın kopmasından kendisini sorumlu tutan Japon mühendis, duyduğu derin üzüntüden dolayı intihar etmemiş miydi?

Almanya’da tezinde intihal yaptığı iddia edilen Savunma Bakanının; İsveç’te evinde çalıştırdığı dadıyı sigortasız çalıştıran Ticaret Bakanının istifalarını bu örneklere eklememiz mümkün. Geçenlerde Koronavirüs salgını nedeniyle, Brezilya Devlet Başkanı ile anlaşamayan Sağlık Bakanı istifa etmedi mi? Tabii ki bunları daha da çoğaltabiliriz.

Peki bizde nasıl oluyor. İlgililer, “İstifa onurlu ve erdemli bir davranış” derler ama  nedense bu yola genelde başvurmazlar.

2014 yılında Soma’da meydana gelen ve 301 vatandaşımızın öldüğü maden kazasından sonra istifa eden herhangi bir kamu görevlisi oldu mu?

Ülke olarak yaşadığımız FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün darbe kalkışmasından sonra sorumluluğunu kabul ederek istifa eden bir siyasimiz var mı? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, “Bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden görememiş olmanın üzüntüsü içerisindeyim…. Rabbim de milletim de bizi affetsin.” demekle yetinmedi mi? MİT Başkanı, dönemin Genel Kurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları da istifa etmediler!

Ülkemizde, defalarca seçim kaybeden siyasi parti liderleri ile uygulamaları ve aldıkları kararlarla ekonomiyi dibe batıran, başarısız bakanlar istifa ediyorlar mı? Siz, siyasi iktidarların Devlete ait şirket ve bankaların yönetim kurullarına atadığı, üretim, ticaret ve bankacılıkla ilgisi olmayan üyelerin istifa ettiğini hiç duydunuz mu? Bulunduğu makam ve görevde; başarılı olamadığı halde devam edenler, fuzuli şâgil duruma düşerek, emanete hıyanet etmiş olmuyorlar mı?

Şüphesiz ki istifa, erdemli ve onurlu bir davranıştır. Bu davranışı; parti, cemaat, hemşehrilik, akrabalık, yandaşlık, dernek, vakıf vb. bağlantıları ile çıkar trafiğini iyi yönetmek için belirli görevlere (gelenler) getirilenler değil; liyakat ilkesine uygun olarak atananlar, özgüveni ve özsaygısı olanlar, öngördükleri sonuçları almaları engellendiğinde ve baskı altına alındıklarında yapabilir. Bulundukları makam ve mevkiye çeşitli bağlantıları  ve çıkar ilişkileri nedeniyle gelenler (getirilenler), istifa etmezler (edemezler). Çünkü onlar, toplum ve Ülke yararını gerçekleştirmek için değil, kendilerine verilen talimatları ve çıkarları korumak için o makam ve mevkiye getirilmişlerdir.

Dileğimiz, özellikle siyasilerimizin gerektiğinde istifa müessesesini çalıştırmalarıdır.

Sözün özü; istifa da bir hizmettir. Bulunduğunuz görevde çözüm üretemiyor ve sorunun bir parçası oluyorsanız istifa, yapılması gereken erdemli bir davranıştır.

——–+———

 

            Güzel Sözler :

Ya başlamamalı, ya da bitirmeli. Ovidius

Başarısız olmak zordur; ancak başarmaya çalışmamış olmak daha zordur. Roosevelt

Baş+arı: ‘Baş’ olmak için ‘arı’ gibi çalışmak gerekir. Mümin Sekman

İyi bir başlangıç, yarı yarıya başarı demektir. Andre Gide

YORUM YAP