Köşe Yazıları

Koronavirüs için ‘mesleki bulaşıcı hastalık değildir’ açıklaması bir trajediye dönmemeli

Sağlık çalışanlarının talebi karşılık bulmalı, Koronavirüs meslek hastalığı sayılmalıdır

Tüm dünyada canları almaya devam eden Koronavirüs’e karşı ülkeler çeşitli önlemler almaya devam ediyor. Dünya genelinde Koronavirüs’e yakalanan hasta sayısı 50 Milyonu bulurken toplam 1 Milyon 250 Bin kişi virüse yenik düşerek hayatını kaybetti. Ülkemizde yaklaşık 10 ayda Koronavirüs’e yakalanan hasta sayısı resmi rakamlara göre 430 Bini bulurken tedavisi devam eden hasta sayısı ise 54 Bin. 12 Bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Dünyada şu ana kadar en hızlı yayılan virüs salgını olan Koronavirüs bulaşıcı hastalık açısından Dünyayı olduğu gibi ulusal güvenliği de tehdit eder duruma geldi.

Dünya Sağlık Örgütünün açıklamasına göre 50 Milyondan fazla kişiyi ölümle tehdit eden Koronavirüs’e karşı mücadele edenlerin başında ise en riskli meslek grubu olarak sağlık çalışanları geliyor. Hastalığın ilk başlangıcından ilerleme aşamasına ve çalışma alanlarındaki her türlü riske karşı gece gündüz fedakarca çalışan sağlık çalışanları arasında Koronavirüse yakalanan ve hayatını kaybedenlerin sayısı maalesef artmaya devam ediyor. Tüm bunlar karşısından sağlık çalışanlarının bu fedakarca çalışmalarının karşılığı maalesef alkıştan öteye geçemedi, kendilerine verilen vaatler ise hala tutulmuş değil.

Tüm bu yaşananlar ve Koronavirüs tehditi devam ederken İzmir Tabip Odası meslektaşlarının hayatlarını kaybetmesinin ardından Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunarak “Koronavirüsün meslek hastalığı kapsamında değerlendirilmesi ve hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının yakınlarına ölüm geliri bağlanması” isteğinde bulundu. SGK, doktorun ölümünün meslek hastalığı sayılması talebiyle yapılan başvuruyu “Mesleki Bulaşıcı Hastalıklar Listesinde Covid-19 hastalığının olmadığı, bu nedenle hekimin ölümünün meslek hastalığı kabul edilmediği” yanıtıyla reddetti. Başvurunun red gerekçesi ise akıllara yatmayacak mantık dışı bir açıklama ki daha önceden belirlenen mesleki hastalıklar listesi yıllar önce hazırlanmış ve halen yürürlükten kaldırılmamış, henüz üzerinde bir düzenlemeye gidilmemiş bir listeyken Koronavisün ülkemizde ilk görülme tarihi olarak 11 Mart 2020 olduğu kayıtlara yazılmış durumda. Mesleki bulaşıcı hastalıkların tanımına baktığımızda ise karşımıza iş hayatı sırasında ortaya çıkan enfeksiyon hastalıklar tanımı çıkıyor. Şimdi bu tanıma göre sağlık çalışanları açısından Koronavirüs için en azından “mesleki bulaşıcı hastalık değildir” açıklamasında bulunmak akıl dışılıktan ve trajediden başka bir şey değildir. Bugüne kadar yöneticilerin bu konuda sessiz ve hareketsiz kalması, pandemi ile mücadelede en ön safta mücadele eden sağlık çalışanlarının ve yakınlarının yaşadığı mağduriyeti daha da arttırmakta.

Koronavirüse karşı ne pahasına olursa olsun sağlık çalışanlarının takdire şayan mücadelesi devam ederken yurt genelinde bazı üniversite ve devlet hastaneleri başhekimlikleri tarafından hazırlanan yazılarla Covid-19’a yakalanan sağlık çalışanlarının tedavi süreçlerinin ardından negatife dönmelerini beklemeden göreve başlatılması kararını alması ise büyük tepki topluyor. Yine Ağrı’da yoğun bakım servislerinin tamamen dolmasından dolayı Koronavirüs’e yakalanan hastane hekiminin tedavisi için oda bulunamazken Manisa Tabip Odası Başkanı Şahut Dran kent genelinde her gün en az bin 500 vaka sayısına ulaşıldığını ve yoğun bakım servislerinin tamamen dolduğuna dair açıklaması sağlık çalışanları ve halk arasında tedirginliği daha da arttırdı.

Hastanelerin kullanılmayan alanlarının yoğun bakıma çevrilmeye çalışıldığını belirten Duran, Solunum cihazlarında eksiklik yaşandığını ve vaka sayıları dışında Manisa genelinde ölüm oranları çok ciddi şekilde arttığını da ifade etti. Duran’ın kanları donduran açıklaması şu şekilde devam ediyor, “Pozitif bir hasta öldükten sonra cihazlar sterilizasyon işleminden geçiriliyor ve oraya yeni hasta alınıyor. Ambulanslar hiç durmadan hasta getiriyor. Yoğun bakıma yetişemeden ölenler var. Manisa bir de yoğun bakım hastane sayısı açısından birçok şehre göre yeterli durumdaydı. Ona rağmen bu problemleri yaşıyoruz. Herhangi bir sağlık problemi olmadığı halde ölen kişiler var. Sağlık çalışanları artık tamamen bitmiş, tükenmiş durumda. Halk ise tedirgin… Maalesef yaklaşık dokuz ay önce engellemeye çalıştığımız durum gerçekleşmiş halde.” Yine edindiğim bilgiye göre Manisa Yunusemre ilçesinde covid 19 testi pozitif çıkan vaka sayısı günlük en az 100’e ulaşmış durumda.

Sağlık çalışanları tüm bu yaşanan keşmekeşlik, dram ve çöküş içerisinde gece gündüz her türlü riske karşı görevlerini yapmaya çalışıyor. Bu kutsal görevi icra ederken vaat değil haklarını istiyor. Bu hakların en başında gelenlerden biri de hiç kuşkusuz Koronovirüs’ün meklek sayılmasıdır. SGK ise bu haklı talep karşısında trajedik yanıtlarla günü geçirme telaşına düşmemeli, Koronavirüsü bulaşıcı meslek hastalığı listesine dahil ederek sağlık çalışanlarının haklı talebine olumlu cevap verme cesaret ve kararlılığını göstermelidir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı