DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

‘İş yerindeki sorunların toplumsal yaşamdaki etkilerini bire bir yaşıyoruz.’

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi : Google News
‘İş yerindeki sorunların toplumsal yaşamdaki etkilerini bire bir yaşıyoruz.’

Çalışarak tükeniyor muyuz?

İçinde bulunduğumuz günlerin olumsuzluklarından işverenlerimiz ve kurum yöneticilerimiz ne ölçüde etkileniyorlar ve iş yerlerine neler yansıtıyorlar?

İş yerlerimiz sağlıklı ve güvenli mi?

Çalışanlarımız iş yerlerinde şu sıralar neler yaşıyorlar?

Bu ve benzeri soruları Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı İlhan İşman ile değerlendirdik.

Sayın Başkan:  İçinde bulunduğumuz zor günler hepimizin hayatında derin izler bırakıyor ve bırakacak gibi de görünüyor.  Sizinle biz bu günlerin iş hayatına etkilerini konuşalım istedik. Şu sıralar iş yerleri, iş ilişkileri nasıl Sayın Başkan?

Hepimiz ailemizin geçimini sağlamak için çalışmak zorundayız. Ömrümüzün uyku haricindeki büyük bir bölümünü işyerlerinde çalışarak geçiriyoruz. Çalışma hayatında çoğu zaman verimliliği olumsuz etkileyen, çatışmalar, çekişmeler ve gerilimler yaşadığımız da yadsınamaz bir gerçek. İş ortamında özellikle psikolojik tacizmobbing, ayrımcılık, dışlama, damgalama, kötü muamele, iletişim çatışmaları, öfke patlamaları, tükenmişlik, stres, depresyon, kaygı bozukluğu ve bağımlılık gibi psiko-sosyal sorunlarla karşılaşıyor, onlarla baş etmek, mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

Bu sorunlar önlenemediği veya çözümlenemediği durumlarda, Allah Korusun intihar ya da cinayete kadar gidebilecek ileri düzeyde travmalar ortaya çıkabiliyor. Özellikle haberleri geçmişe doğru taradığımızda, işyeri kaynaklı cinayet ve intiharları görüyor, bu acı gerçekle yüzleşiyoruz.

Bunun etkileri sadece iş yeri ile sınırlı kalıyor mu?

Elbette kalmıyor. Bu travmaların sadece çalışanı değil, işyerini, aileyi ve sosyal çevreyi de derinden etkilediğini görüyoruz. Eşler arası çatışmalar, boşanmalar, çocuklarla iletişim sorunları, alkol ve madde bağımlılığı gibi domine etkisi ile can yakıcı toplumsal sorunlar ortaya çıkıyor.

İş yerlerinde ortaya çıkan bu durum, aile ve sosyal çevreyle ilgili sorunları tetiklediği gibi; aile ve sosyal çevreden kaynaklı sorunlar da çalışanın iş yerinde sorunlar yaşanmasına neden olabiliyor. Bu sorunlar çözümlenmediğinde hem işyeri hem aile, hem de doğal olarak toplumsal yaşamda ortaya çıkan yıkıcı etkileri bire bir yaşıyoruz.

Yöneticilerin ehliyet ve liyakati de önemli ne dersiniz?

Bence işyerlerinde yaşanan sorunların önemli bir bölümü ehliyet ve liyakatle yakından ilgili! Çalışanların ve yöneticilerin işinde ehliyet ve liyakat sahibi olmaması, liderlik becerilerinin yetersizliği, akraba kayırmacılığı; beraberinde başarısızlığı, iletişim çatışmalarını, çekişmeleri ve gruplaşmaları ortaya çıkarıyor. Sonuçta; bu durumdan başta çalışanlar olmak üzere, işyeri, aile ve tüm toplum zarar görüyor. “Beşeri Sermayemiz” olan deneyimli, birikimli kalifiye insan gücümüzün de doğru ve yerinde kullanılmasını engelliyor. Çalışma barışını bozuyor. Onurlu çalışma hakkını sekteye uğratıyor.

Dünya ne yapıyor iş yerlerindeki bu tür olumsuzluklar karşısında?

Psiko-sosyal destek modelleri özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanıyor. Bu uygulamalar Çalışma barışına çok önemli katkılar sağlıyor. Hiç kuşku yok ki uygulayan ülkelerde verimliliği artırarak, çok önemli uluslararası rekabet avantajları sağlıyor.

İşyerlerinde Psiko-sosyal destek modelinin ülkemizde de uygulanması için Mobbing ile Mücadele Derneği olarak önerileriniz nelerdir?

Ülkemiz adına pozitif bir yaklaşımla; çalışma ortamlarında yaşanan sorunları doğru tespit etmek ve makul, mantıklı, objektif çözüm önerilerinde bulunmak, bu alanda kurulan başta Mobbing ile Mücadele Derneği olmak üzere, STK’ların da ortak amaçları arasında. Çalışma barışını geliştirmek, verimliliği artırmak, iş kazası ve meslek hastalıklarını en aza indirmek, uluslararası alanda sürdürülebilir bir rekabet avantajı sağlamak için, ülkemizde psiko-sosyal destek sistemlerini hayata geçirmemiz, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğine ışık tutacak, çalışma barışına da önemli katkılar sağlayacaktır.

İşyerinde yaşanan bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için neler yapılabilir?

Yapılması gereken sistem yaklaşımı ilepsiko-sosyal sorunlar yaşayan çalışanlar kadar, sorunun yaşandığı iş ortamı, diğer çalışanlar ve yöneticilerin de analiz edilerek bütüncül bir yaklaşımla konunun ele alınmasıdır. İnsan bedenen, ruhen ve sosyal yönden sağlıklı ise kendisi, sosyal çevresi ve ülkesi için fayda üretebilir. Çalışanlar için işyerinin sadece fiziki koşullarının güvenli olması yetmez, çalışanın psiko-sosyal sağlığını koruyacak bir çalışma ortamının sağlanması da iş sağlığı ve güvenliği politikalarının temel amaçları arasındadır. Aslında sorunun temel kaynağının eğitim, danışmanlık ve rehberlik çalışmalarının olmaması sonucu ortaya çıkan, İletişim ve liderlik becerilerinin yetersizliği olduğunu söyleyebiliriz.

Hiç kuşku yok ki; bedenen, ruhen ve sosyal yönden iyilik halinde olmayan çalışanların; kendisi, diğer çalışanlar ve sosyal çevresi için tehlike oluşturduğunu, üretkenliği zayıflattığını, ülkemiz adına üretilecek katma değeri azalttığını söylemek yanlış olmaz. İşyerlerinde meydana gelen iş kazalarının ve meslek hastalıklarının etkenleri arasında psiko-sosyal risklerin de olduğu, mutlaka değerlendirilmelidir.

Bu modeli kurgulamak için hangi meslekler öne çıkıyor, kimler istihdam edilmeli?

Kamu ve özel sektör işyerlerinde, çalışma ortamlarında psiko-destek sağlayan birimler oluşturulmalıdır. Psikoloji, sosyal çalışma(sosyal hizmet) ve psikolojik danışma ve rehberlik lisans programlarından mezun olanlar, çalışana psiko-sosyal destek uzmanı olarak sertifikalandırılmalı, istihdam edilmeleri sağlanmalıdır. Bu uzmanlar, işyeri hekimleri gibi işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre belirlenecek saatlerde hizmet sunabilirler. Psiko-sosyal riskleri önlemek amacıyla yöneticilere ve çalışanlara yönelik farkındalık eğitimleri verilmesi faydalı olacaktır. İşyerinde psiko-sosyal sorunlardan etkilenen çalışanlara, psiko-sosyal destek sunulması, çalışma barışını geliştirecek, motivasyon ve verimliliği artıracaktır.

İş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi açısından da bu modelin faydalı olacağını düşünüyorum ne dersiniz?

İş kazaları ve meslek hastalıklarına yönelik her türlü farkındalık çalışmalarına rağmen, maalesef ülkemizde önemli sayıda çalışanın tedbirsiz davranışları sonucu, iş kazaları ve meslek hastalıklarına maruz kaldıkları görülmektedir. Bu model aynı zamanda çalışanların aile ve sosyal çevreyle ilgili sorunlarını aşmasına yardımcı olunması na da katkı sağlayacaktır. Çalışanların iş performansını ve iş kazalarına karşı motivasyonunu olumlu yönde etkileyecektir. Çalışma ortamlarında insanın psiko-sosyal davranışları konusunda yetkin profesyonellerce, risklerin önceden ortaya konulması çok önemlidir. Çalışanların mental, ruhsal ve kültürel özelliklerine uygun birey, grup ve topluluk odaklı farkındalık çalışmalarıyla, önleyici, tedbirli davranış geliştirilmesinin, iş kazaları ve meslek hastalıkları göz önüne alındığında, daha az maliyetli olacağı değerlendiriyorum. Kanaatim odur ki; Psiko-sosyal destek modellerinin hayata geçirilmesi ile çalışma hayatında davranış ve tutum değişikliği ortaya çıkacak, Mobbing başta olmak üzere, iş kazası ve meslek hastalıklarının da azalacağı görülecektir.

Ülkemiz adına kazanımımız ne olacak? Son olarak ne söylemek istersiniz?

Ülkemiz adına amaç; Çalışanların yaşadıkları psiko-sosyal sorunları büyümeden ve yıkıcı etkileri ortaya çıkmadan çözerek, işyerinde çalışma huzurunu ve güvenliğini korumak ve iş verimliliğini artırmak olmalıdır. Çalışanların psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yönelik hizmet modellerinin biran önce hayata geçirilmesi ülkemiz, insanımız ve çalışma hayatımız için önemli bir kazanım olacaktır.

Teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

                                                                                                                          Röportaj: Erdal ÇİL

                                                                                                                                       

YORUM YAP