DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

MURADİYE ORMAN FİDANLIĞI VE HÜKÜMLÜLER-1

Yayınlanma Tarihi : Google News
MURADİYE ORMAN FİDANLIĞI VE HÜKÜMLÜLER-1

Format Haber İnternet Sitesinde 23 Mayıs 2022 tarihinde yayımlanan, ‘Muradiye Orman Fidanlığı Çevre Hakkı-Sağlık Hakkı-Gıda Hakkı’ başlıklı yazımda özetle, “Muradiye Orman Fidanlığının 1944 yılında kurulduğunu, ülkemiz ormancılığı, fidan yetiştiriciliği ve yanan/yakılan ormanlarımızın yenilenmesinde önemli bir yerinin bulunduğunu; yılda beş milyon fidanın yanı sıra park, bahçe ve süs bitkileri yetiştirildiğini, belediyelere ve Türki Cumhuriyetlere satış yapıldığını; ekili, dikili, sulu mutlak tarım arazisi olmasına ve Manisa Büyük Ova Koruma Alanında kalmasına karşın, başka yer yokmuş gibi Manisa Organize Sanayi Bölgesi 7. Kısım Genişleme Alanı kapsamına alındığını ve bu işlemin iptali için dava açtığımızı” belirterek, çevre, sağlık ve gıda hakkının önemine değinmiştim.

Kardeşim Süheyla Ertosun, arkadaşlarımız Osman Kurbanoğlu ve Abdülkadir Hasbutçu ile Muradiye Orman Fidanlığının, Manisa Organize Sanayi Bölgesine verilmesi işlemlerinin iptali için açtığımız iki davada, mahalli ve istinaf mahkemeleri lehimizde karar verdi. Dosyalar Danıştay’da temyiz incelemesini bekliyor. Temennimiz; ‘Cennet Bahçesi’ niteliğindeki Orman Fidanlığının, ilelebet korunması ve hizmetini kesintisiz sürdürmesi için istinaf mercii İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararının, Danıştay tarafından onanarak kesinleşmesidir.

Gönül bağımız bulunan Muradiye Orman Fidanlığını ziyaret etmek için Fidanlık Müdürü Ahmet Özdemir’den bir davet aldık. Bu işte emeğini esirgemeyen görevliler, “Çok güzel çalışmalarımız var, ayrıca Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumu hükümlülerinden 28 kişi fidanlıkta çalışıyor…” deyince, eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olarak sevincim daha da arttı ve Manisa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Çevre Derneği olarak arkadaşlarım Abdülkadir Hasbutçu, İsmail Çalışkan, Osman Özbaş, Halim İnç ve Cenk Tülemek’le birlikte 06 Şubat 2026 tarihinde fidanlığı ziyaret ettik. Ziyaretimize çevre konularındaki hassasiyetlerini bildiğimiz arkadaşlarımız Melek Serdaroğlu Arslan ve eşi Erdem Arslan da katıldılar. Burada Derneğimiz Başkan Yardımcısı Abdülkadir Hasbutçu’nun, Muradiye Orman Fidanlığının eski müdürlerinden olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

Fidanlıkta çalışan hükümlülerin de yer aldığı, Cezaevlerinden Sorumlu Manisa Cumhuriyet Savcısı Kamil Yılmaz, Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mustafa Çayır ve Fidanlık Müdürlüğü görevlileri ile birlikte yediğimiz öğle yemeğinden sonra Fidanlığı gezerek yapılan çalışmalar hakkında çok değerli bilgiler aldık.

*          *          *

Fidanlık Müdürü Ahmet Özdemir, “fidanlıkta kızılçam ve karaçam tohum bahçelerinin bulunduğunu, buralardan elde edilen tohumlardan üretilen fidanlarla orman yetiştirildiğini ve yanan orman alanlarının yeniden ağaçlandırıldığını; fidanlığın uygun toprak yapısı, tohum ve çelik üretimi için gerekli anaç ağaçları, gübrelik tesisi, kozalak hangarı, beton yastık yolları, seraları, makine ve ekipmanları, üretim için gerekli yağmurlama ve damlama sulama sistemleri ile modern üretim teknikleri sayesinde ülkemiz ormancılığı ve fidancılığında çok önemli bir yere sahip olduğunu; ayrıca tıbbi, aromatik ve şifalı bitkiler ile belediyeler ve özel sektör için süs bitkileri ve 8-10 yaşlarında özel formlarda fidan üretildiğini, 2026 yılında altı milyon fidan yetiştirmeyi hedeflediklerini” ayrıntılı biçimde anlattı.

“Fidan üretiminin yoğun emek gerektirdiğini” belirten Ahmet Özdemir, “Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan protokol sonrası fidanlıkta çalışmaya başlayan hükümlülerden çok memnun olduklarını, hâlen 28 hükümlünün çalıştığını ve bu sayıyı artırmayı planladıklarını; hükümlüler ile tohum ve fidan üretimi, saksılı fidan üretimi, budama-form verme, fidan sökümü ve ambalajlanması, fidan yükleme-indirme ve dizme ile tüplü-kaplı fidan üretim tesisi yaptıklarını ve bu konularda eğitim verdiklerini” ifade etti.

Âdeta bir arı kovanı ve cennet bahçesi görünümünde olan fidanlıkta, personel ile hükümlüler uyum içerisinde çalışıyordu.

Hükümlülerin, Manisa İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Müdürlüğünden (AFAD) temin edilen konteynerlerde barındırıldıklarını; onlar için sosyal mekânlar, görüşme yerleri, mutfak, çamaşırhane, mescit ve tuvaletler oluşturulduğunu; su, elektrik ve ısınma gereksinimlerinin karşılandığını gözlemledik.

*          *          *

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da, 2020 yılında yapılan düzenleme ile açık ceza infaz kurumlarında bulunan ve istekli olan hükümlülerin, ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak suretiyle çalıştırılabilmelerine imkân sağlanması üzerine; ilgili Yönetmelikte de gerekli düzenlemelerin yapılmasının ardından, aralarında Orman Genel Müdürlüğü ve bazı belediyelerin de bulunduğu 65 kamu kurum ve kuruluşu ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü arasında protokol imzalandığını ve 3000 hükümlünün bu uygulamadan yararlandığını; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün verdiği bilgilerden öğrendik.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesinde infazın temel amacı, “… öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak belirlenmiştir.

Özetle, hükümlülerin tahliye sonrası normal yaşamlarına hazırlanmaları, yeniden topluma yararlı bireyler olarak kazandırılmaları ve suç işlemekten uzak kalmaları amaçlanmaktadır.

Rahmetli Hocamız Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, Adalet Bakanlığındaki kanun taslaklarının hazırlanması sırasında, cezaevlerinde güvenlik kadar iyileştirmenin de önemini vurgulamak için sık sık, “Cezaevciliğin yüzde ellisi güvenlik ise, yüzde ellisi de hükümlülerin iyileştirilmesidir.” cümlesini yinelerdi.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yer alan ‘iyileştirme’ kavramını, batı dillerindeki ‘rehabilitasyon’ ve ‘tretman’ sözcüklerinin karşılığı olarak kullanıyoruz. Bu kavram kısaca, hükümlülerin yeniden sosyalleştirilmeleri olarak da ifade edilebilir. Yeniden sosyalleştirme, hükümlülerin gelecekte sosyal sorumluluk içinde suçtan uzak bir yaşam sürdürebilecek yetenekler kazanmasını amaçlayan cezaevindeki çalışmaların bütünüdür(2).

Bu hususu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Efendiler cezaevleri sorunu çok önemlidir. Kişisel özgürlüğü kaldırılan (kısıtlanan) vatan evladının ceza süresi sonunda topluma yararlı olacak bir vatan evladı olarak yetiştirilmesi gereklidir…” sözleriyle vurucu ve etkili bir biçimde ifade etmiştir.

Konuyu gelecek yazımızda sürdüreceğiz…

———-+———-

 

(1)https://www.formathaber.com/manisa-muradiye-orman-fidanligi-cevre-hakki-saglik-hakki-gida-hakki-14488/

(2)Prof. Dr. Timur Demirbaş, Cezaevlerinde Yeniden Sosyalleştirme (Tretman) Sorunları, İnfaz Hukukunun Sorunları-24/25.11.2000 Sempozyum, Öz Özen Matbaacılık, Ankara, 2001

https://hukuk.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2020/01/T.Demirbas-5.pdf

Güzel Sözler

Yaşamayı bir ağaç gibi öğren;

köklerinle toprağı,

dallarınla gökyüzünü kucakla. Özdemir Asaf

Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler. Çin Atasözü

Mahkûmluğun kelepçesini takmayan, özgürlüğün değerini nereden bilecek. Anonim

Yeter ki umudun olsun, o ışık elbet bir yerden doğar hayatına. Anonim

YORUM YAP

Recai Yıldız8 Mart 2026 / 23:47Yanıtla

Duyarlılığınız ve hassasiyetiniz nedeniyle teşekkür ederim.
Elbette çok yazı ama, vu, bir çaresizlik ifadesnden öte acziyet ifadesi gibi…
Elbette elbirliği, örgütlülük gerekir duyarllılığın bir şey ifade edebilmesi için.
Biz halk olarak ne yazık ki bunu beceremiyoruz.
Kapalı kapılar arkasında; suçsuz ‘Köroğlu’na’, köroğlu gözün kör olsun bedduası ‘ etmekle yetiniyoruz.
‘ Vur kazmayı dağa Ferhat/ Çoğu gitti azı kaldı.’
Kolay gelsin.

Burjanettin ÖZEY12 Mart 2026 / 19:05Yanıtla

Muradiye orman fidanlığı değil, resmi kurum ve kuruluşların tohumdan fidana tüm ihtiyaçların cevap vermektedir.1940 lı yıllardan bugüne ülkemizin yanan ormanlarına fidanı yetiştiren asgari maliyet ile çalışan MURADİYE ORMAN FİDANLIĞI Organize bölge müdürlüğüne tahsis edilmemeli, birinci sınıf tarım toprağı yok edilmesin.TARIM YAPILAN TOPRAKLAR YOK EDİLMESİN. Sanayi ve sanayiciye karşı değiliz, keşke DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI KAPATILMAMIŞ OLSAYDI. günlük kararlar ile değil TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN gelecekteki ihtiyaçlarına göre kararlar verilse çok daha uygun olacağı kanaati meydana çıkmaktadır. İdareci ve yöneticilerin bu doğrultuda karar almaları temennimdir.