Format Haber

VESAYET VE AYDINLANMA

VESAYET VE AYDINLANMA
Ali Suat Ertosun( suatertosun@yahoo.com )
25 Temmuz 2022 - 17:53

Ülkemizde geçmişten bu yana devlet idaresinde vesayetten, özellikle askeri vesayetten söz edilir. Askeri vesayet yanında zaman zaman yargı vesayeti, bürokratik vesayet, siyasi vesayet, tek adam vesayeti ve dini vesayet kavramları da sıkça kullanılmaktadır.

Askerlerin, demokrasi ve hukuk konusunda sicillerinin çok temiz olmadığını söyleyebiliriz. Ancak siyasetçilerin sicilleri temiz midir? Anayasamıza göre demokrasinin vazgeçilmez unsurları sayılan siyasi partiler demokrat sayılabilir mi? Başka bir söylemle, siyasi partilerde demokrasinin kuralları tam işliyor diyebilir miyiz?

Ülkemizde iktidar da muhalefet de çıkar ve politika için din ve demokrasiyi kullanmakta, açıkça istismar etmektedir.

O hâlde her türlü vesayetten kurtulmamız gerekmektedir.

Bunun da yolu, dün olduğu gibi bugün de laiklikten ve aydınlanmadan geçmektedir.

“Aydınlanmanın temel noktasını, insanların bizzat kendilerinin sorumlu olduğu vesayet durumundan. Özellikle din konularındaki vesayetten çıkmalarında görüyorum. Çünkü, dini vesayet tüm vesayetlerin hem en zararlısı hem de en onur kırıcısıdır.” diyen Immanuel Kant bu sözleriyle, hukuk ve demokrasinin hangi temellere dayanması gerektiğini çok açık şekilde belirtmiştir(1).

Mustafa Kemal Atatürk kurduğu Cumhuriyetle, bireyleri dinin vesayetinden kurtarmak özgür bireyler hâline getirmek için laikliği seçmiş ve başlangıcı M.Ö. 6. yüzyıl Antik Yunan düşüncesine dayanan, Avrupa’da 15. yüzyılda Rönesans ve Reform hareketleriyle devinim ve dönüşüm kazanan, 1688 İngiliz ve 1789 Fransız devrimleriyle zirveye ulaşan, Osmanlılarda temelleri Tanzimat döneminde atılan Aydınlanma Hareketini başlatmıştır.

Aydınlanma, kısaca düşünme yoluyla aklı kullanmaktır. Aklın eleştirel kullanımı ile özgürlük ve ilerleme arayışıdır. Aydınlanmanın temel amacı, insanlığı mit, mitos ve önyargıların egemen olduğu düzenden kurtarıp aklın ve bilimin egemenliğine sokmaktır. Başka bir söyleyişle, din ve geleneklerden koparak hayatı kendi aklıyla anlama, yorumlama, özgür düşünme ve değiştirme tavrıdır. Aydınlanma ile halk, bilgisizlik ve cahillikten kurtulacak, yönetime katılacak, hesap soracak; bunun sonucu  eşitsizlikler ortadan kalkacak, kaynaklar kamu yararına kullanılacak ve modern bir yaşam kurulacaktır.

Bunlara ulaşmak, inanç ve aidiyet ayırımı yapılmaksızın, odağında insan olan bir siyasetin benimsenmesi ve cesaretle yaşama geçirilmesi yönünde bir çabayı ve her türlü vesayetten kurtulmayı gerektirmektedir. Unutmayalım; cesaret, esaretten kurtulmanın başlangıcı; çalışmak da, başarının ilk adımıdır.

Yine Immanuel Kant’ın söylemiyle, “Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.”

Sözün özü: İnsan olmanın yolu, özgür akıldan; özgür aklın yolu da, bilim ve aydınlanmadan   geçmektedir.

(1) Taner Timur (Marx-Engels ve Osmanlı Toplumu, Yordam Kitap, İstanbul 2012, s. 29)

———-+———-

Güzel Sözler

Gören göze karanlık perde olmaz. Görmek istemeyen göze, ışık ne yapsın? Hz. Ali

Düşünüyorum, o hâlde varım. Rene Descartes

Düşünemeyecek kadar aklınızı kaybetmişseniz, beyin ölümünüz gerçekleşmiş demektir. Albert Einstein

Aydınlanmanın anlamı, yaşamınızın tüm sorumluluğunu üstlenmektir. William Blake

KÖŞE YAZARLARI
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

© Telif Hakkı 2020, Format Haber Tüm Hakları Saklıdır