

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin açılış programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’nin Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı’nı açıkladığı “Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi”nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz’ dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, ‘Siyasi, askerî, iktisadi gücün, dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.” ifadesini kullandı.
Selçuk Bayraktar: ‘Sentetik İnsanın Elindeki Teknoloji ancak bir imha aracına dönüşür’
Beyoğlu’nda bulunan Tersane İstanbul’da “Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin” açılış programında Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da konuyla ilgili konuşma yaptı.
“Bizim medeniyetimiz gönül medeniyetidir. Gönlü olmayan, merhameti ve sevgisi olmayan ‘sentetik insanın’ elindeki teknoloji, ancak bir imha aracına dönüşür. Zira bizim gayemiz, insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmektir” dedi.
’21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımındayız!’
Zirvede yaptığı konuşmasında, teknolojinin ahlaki yol ayrımına değinen Bayraktar, ”Yapay zeka teknolojisini hegemonik bir biçimde elinde tutmaya çalışan dev tekeller, neredeyse insanlığın sahip olduğu tüm enerji kaynaklarını tüketecek devasa bir işlem gücü talep ediyorlar. Bu ihtirasları adeta firavunların sonsuz egolarını yüceltmek için yaptığı o dev yapılar gibi, salt kaba güçle inşa edilmiş piramitleri andırıyor. Bugün küresel devler, yüz binlerce işlemciyle insanın tüm verisini harmanlayıp orantısız bir güç elde ediyorlar. Peki, Türkiye gibi ülkeler, dost ve kardeş uluslar kısıtlı kaynaklarıyla bu dev tekellerle nasıl rekabet edecek? Bizim yapmamız gereken; aynen İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil, geleceğe odaklanıp başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine, paradigma dönüşümü yaratarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır.” ifadesini kullandı.
Selçuk Baykar: ’21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımındayız!’
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, ‘Bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil; tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan teknokapitalist küresel tahakkümdür.’ olduğunu belirterek,
”Bugün birileri, makinelerin insan soyunun bir son halkası olacağını, hatta doğrudan insanın yerine geçeceğini öne sürüyor. Devamlı bir surette insanın kendi yarattığı algoritmaların altında ezilmeye mahkum olduğunu telkin ediyorlar. Bu tehlikeli gidişatın temelinde, teknolojinin hızından ziyade insanın o en eski ve en trajik yanılgısı yatıyor: İnsanın kendini tanrısallaştırma çabası. Bugün insanoğlu, aslında asla sahip olmadığı mutlak bir gücü kendi nefsine vehmediyor. Oysa insan en gelişmiş laboratuvarlarında, en dahi zihinleriyle bile tek bir atomu yoktan var edemediği gibi, var olan tek bir atomu bile bütünüyle yok etmeyi de başaramıyor.” dedi.
‘Sivil teknoloji ürünlerinin neredeyse tümü birer silaha dönüştürülmüş durumda’
Bayraktar, sivil teknoloji ürünlerinin ise neredeyse tümünün birer silaha dönüştürülmüş durumda olduğunun altını çizerek ”Bu kuşatma sadece cihazlarımıza değil, doğrudan irademize ve ruhumuza yapılmaktadır. Bütün uzuvlarıyla örümcek ağına hapsolmuş bir insanı ve onu iliklerine kadar sömüren bir canavarı düşünün. Bedelini ödeyerek aldığımız akıllı telefonlar, saatler, iletişim ağları adeta insanlığı bir örümcek ağına hapsetti. Oysa inancımızda örümcek ağı, insanı zulümden, kötülüklerden muhafaza eden ve hürriyeti koruyan adeta bir perdedir. Bugünün ‘Tekno-Canavarları’ tüm insanlığı attığı her bir adımdan, aldığı her bir nefese kadar takip eden, hapseden bir ağ ördüler.” dedi.
‘Merkezi büyük veri merkezlerine bağımlılık azaltılmalı’
Bayraktar konuşmasında Türkiye’nin ve dost ülkelerin teknoloji alanında iş birliği yapması gerektiğini savunarak ‘Teknolojik Dayanışma İttifakı’ fikrini açıkladı; yapay zekâ, ileri çip teknolojileri, kuantum bilişim, robotik ve dağıtık işlem sistemlerinde ortak çalışmaların önemine dikkat çekti.
Selçuk Bayraktar yapay zeka ce cip süreçlerinde izlenecek metotların yanında kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona kadar dağıtık işlem ve veri merkezi modellerinin geliştirilmesinin önemine işaret etti. ”Böylece devasa merkezî bulut yapılarına olan bağımlılığımız azalacak, bağımsızlığımızın temelleri güçlenecektir.” dedi.
Konuşmada öne çıkan temalar şunlardı:
-Teknokapitalist küresel tahakküm ve veri tekelleri eleştirisi.
-Yapay zekâ teknolojilerinde açık kaynak ve yerli geliştirme vurgusu.
-Teknolojinin insanı değil, insanın teknolojiyi yönlendirmesi gerektiği görüşü.
-Dost ve mazlum ülkeler arasında bir ‘Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurulması önerisi.
-Büyük veri merkezlerine bağımlılığı azaltacak yeni yapay zekâ yaklaşımlarının gerekliliği.
