DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

BYD ve Muradiye OSB’ye İtirazlara Açıklık Getirildi

Yayınlanma Tarihi : Google News
BYD ve Muradiye OSB’ye İtirazlara Açıklık Getirildi

Manisa’da BYD ve Muradiye Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarının Gediz Ovası’na etkisi, altyapı ve deşarj sorunlarına ilişkin tartışmalar sürüyor. Önceki gün Muradiye Organize Sanayi Bölgesi (MUOSB) tarafından düzenlenen iftar programında Muradiye OSB Başkanı Osman Kıvırcık’ın sarf ettiği sözler Manisa gündemine oturdu, buna göre bölgeye yapılacak yatırımlarda çevre hassasiyetini dile getiren kişilere karşı, basına talimat verir gibi, ‘onları dikkate almayın’ anlamındaki söylem tepki çekti. Osman Kıvırcık’ın ‘Sanayi-Sanayici düşmanı’ olarak eleştiri oklarını yönelttiği çevre derneklerinin bir üyesi olan Yüksek Ziraat Mühendisi Nazım  Şafak konuyla ilgili bir yazı kaleme aldı.

Manisa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma ve Çevre Derneği üyesi, Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB) Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sekreteri Yüksek Ziraat Mühendisi Nazım  Şafak, Osman Kıvırcık’ın açıklamaları üzerine yazdığı yazıda itirazlara açıklık getiriyor.

‘Gediz yıllardır yanlış planlama kararlarının bedelini ödüyor.’

Gediz Nehri’nin Kıyısında Bir Arıtma Tesisi
ve Kıyıya İtilen Bir Demokrasi
Muradiye Organize Sanayi Bölgesi bir arıtma tesisi planlıyor.
Arıtma tesisi gereklidir. Hatta geç kalınmış bir zorunluluktur. Buna kimse karşı çıkmaz.
Ancak mesele arıtmanın varlığı değil; nerede ve hangi teknolojiyle yapılacağıdır.
Planlanan yer: Gediz Nehri kıyısı.
Üstelik sanayi bölgesinden oldukça uzak bir nokta.
Bu tercih teknik olarak elbette tartışılabilir.
Ama tartışılmasına tahammül gösterilmemesi asıl sorundur.
Yer Seçimi: Teknik mi, Riskli mi?
Bir arıtma tesisinin OSB’den uzak bir noktada konumlandırılması bazı soruları beraberinde getirir:
Uzun kolektör hatlarında sızıntı riski var mı?
Taşkın senaryoları bilimsel olarak çalışıldı mı?
Kimyasal depolama güvenliği nasıl sağlanacak?
Sel durumunda arıtılmamış suyun nehre karışma ihtimali var mı?
Kaçak deşarj için aralanmış bir kapı oluşur mu?
Gediz Havzası hassas bir ekosistemdir.
Bu nehir yalnızca bir su kanalı değildir; tarımı, bağları, çiftçiyi ve ovayı besleyen bir hayat damaridir.
Ve bu hayat, yıllardır yanlış planlama kararlarının bedelini ödüyor.
Eğer kurulacak tesis ileri biyolojik arıtma, membran sistemleri ve geri kazanım üniteleriyle donatılacaksa bu gerçek bir çevre yatırımıdır.
Ama bunun için sürecin şeffaf ve hesap verebilir olması gerekir.
Süreç Şeffaf mı?
Bize yönelik suçlayıcı ve zaman zaman küstah bir tavır sergilenmesi, şeffaflığa işaret etmiyor.
Bizim itirazımız arıtma tesisine değildir.
Bizim itirazımız, projenin yalnızca “yasal sınırları sağlayan klasik bir deşarj tesisi” olarak planlanma ihtimalinedir.
Asıl endişemiz iki noktada toplanıyor:
Yer tercihi
Teknoloji düzeyi
Bugün dünyada modern organize sanayi bölgeleri:
Sıfır sıvı deşarj (ZLD) hedefler
Arıtılmış suyu yeniden üretimde kullanır
Nehre yük bindirmemeyi esas alır
Enerji geri kazanımı sağlar
Soru basittir:
Muradiye’de planlanan tesis 2026 teknolojisi mi olacak,
yoksa 2000’lerin standardı mı?
Bunu sormak, tartışmak ve itiraz etmek suç değildir.
Bu bir yurttaşlık görevidir.
En Tehlikelisi: Ses Kısma Çağrısı
Meselenin en ağır tarafı ise teknik olduğu kadar demokratiktir.
Yer seçimine ve teknoloji düzeyine itiraz edenlerin sesinin kısılması için basına
“açıklamalarına gitmeyin, yayınlamayın” çağrısı yapıldığı açıkça ifade edilmektedir.
Bir organize sanayi bölgesi ekonomik güç olabilir.
Ama kamusal alanı yönetme yetkisine sahip değildir.
Basına “yazmayın” demek,
kamuoyuna “duymayın” demektir.
Bu yaklaşım, yapılacak çevre yatırımını bile tartışmalı hale getirir.
Çünkü şeffaflıktan korkan bir yatırım güven üretmez.
Manisa bir sanayi şehridir, evet.
Ama aynı zamanda bir tarım şehridir.
Aynı zamanda bir yaşam alanıdır.
Gediz yalnızca OSB’nin değil, herkesindir.
Arıtma tesisi yapılmalı mı?
Evet.
Ama:
Doğru yerde,
Taşkın güvenliği analiz edilmiş,
İleri teknolojiyle donatılmış,
Sıfır deşarj hedefli,
Ve şeffaf biçimde planlanmış olmalı.
Buna itiraz edenleri susturmaya çalışmak projeyi güçlendirmez; zayıflatır.
İyi donanımlı bir arıtma tesisi nehrin kıyısına kurulabilir mi?
Teknik olarak mümkündür.
Ama kurulmamalıdır.
Hele yerelde demokrasiyi ve farklı sesleri kıyıya iten bir yönetim bu yatırımı yapıyorsa, doğal olarak biz de şüpheyle yaklaşırız.
Asıl soru şudur:
Muradiye OSB
yeni alanlar açarak mı büyüyecek,
“arsa üreterek” mi genişleyecek,
yoksa mevcut sanayiyi ileri teknolojiye taşıyarak mı gelişecek?
Gediz’in suyu berrak olsun istiyorsak
önce tartışmanın dili berrak olmalıdır.
Çünkü güçlü sanayi ve güçlü şehir,
sesleri kısarak değil, farklı sesleri duyarak büyür.
Nazım şafak’

YORUM YAP