

“Bülent Koşmaz” kimdir derseniz; benim cevabım kısa ve özdür: “Bülent Koşmaz gerçek bir vatanseverdir.”
Rahmetli iş insanı Bülent Koşmaz’ın yaşamını, mücadelelerini, yaptıklarını, hayallerini ve düşüncelerini hayat arkadaşı Saadet Hanım, “Vatana Adanmış Bir Ömür” başlıklı kitabında, bilmediğimiz yönleri ile çok güzel, anlamlı ve anlaşılır bir şekilde kaleme aldı ve yayımladı. Ben burada, kitapta anlatılanları tekrarlamak yerine, onun çoğumuzun gözünden kaçan çok önemli bir yönüne, vazgeçilmezliği olan sarsılmaz ilkelerine ışık tutmak istiyorum.
Bülent Koşmaz’ı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki eğitimim sırasında, kaldığım Manisa Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdunda tanıdım. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde okuyordu. Devamlı bir öğrenci değildi. Sınavlarda gelir, yurtta kalırdı. O yıllarda selamlaşmamız ötesinde bir yakınlığımız yoktu.
Basından, 1990’lı yılların başlarında Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olduğunu, 2000’li yıllarda da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) görev aldığını öğrenmiştim. Arkadaşlığımız ve dostluğumuz, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı olduğunda ilerledi.
Ankara’ya geldiğinde, zaman zaman ziyaretime gelir, akşamları buluşup görüşür; ben de Manisa’ya geldiğimde kendisini ziyaret ederdim.
20 Haziran 2025 tarihinde vefatının on birinci yılında mezarı başında yapılan anmaya; Manisa Sevgi ve Dostluk Cemiyetinin 27 Haziran 2025 gecesi Giritligil Otelde düzenlediği anma gecesine katıldım. Anma gecesinde, Bülent Koşmaz’la ilgili anılarımızı paylaşarak rahmetliyi yâd etmiştik…
O gece, Bülent Koşmaz’ın en yakın çalışma arkadaşlarından Tamer Balatlı’nın anlattığı bir tarihi gerçek zihnime kazındı: Koşmaz’ın Yassıada projesine karşı sergilediği sarsılmaz duruş…
Yassıada, 1998-2003 yılları arasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olarak görev yaptığım dönemde, İstanbul’da cezaevi arsası bulmakta büyük sıkıntı ve zorluklar çektiğimizden Adalet Bakanlığına da önerilmiş; yaptığımız incelemelerde, lojistik (ürün, hizmet ve kaynakların taşınması ve depolanması) ve işletme maliyetleri çok yüksek olacağı sonucuna vardığımızdan bu öneriyi reddetmiştik. Bülent Koşmaz’ın yıllar sonra aynı ada ile ilgili sergilediği ileri görüşlülüğü (vizyonerliği) ve haklılığı, devlet hafızasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bu önemli anıyı, kaybolup gitmemesi için ailesinin izniyle tarihe not düşmek adına paylaşıyorum.
2005 yılında 137 oda ve borsanın ortak olduğu, yap-işlet devret modeli ile gümrük kapılarının modernizasyonunu gerçekleştirmek amacıyla, Kurucu Başkanlığını Bülent Koşmaz’ın yaptığı Gümrük Turizm İşletmeleri (GTİ) A.Ş. unvanlı bir şirket kuruluyor. Şirket, kısa sürede büyük başarılar elde ediyor, ortaklar koydukları sermayeyi kâr payı olarak geri alıyor ve 2012 yılına gelindiğinde de önemli miktarda mali kaynağı oluşuyor.
Tabii, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin de (TOBB) büyük bir nakit varlığı var. Hem TOBB’un hem de GTİAŞ’ın para (finansal) gücü, siyasi iradenin dikkatini çekiyor. 2012 yılında dönemin hükümeti, adını Demokrasi ve Özgürlük Adası olarak değiştirdiği; tartışmaları günümüzde de açılan davalar ve yapılan yargılamalar sonunda verilen mahkûmiyet ve rahmetliler Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam kararları ile süren ve belleklerimizdeki yerini koruyan Yassıada’da büyük bir otel yapılmasını istiyor.
O tarihte şirketin Başkan Vekili olan Bülent Koşmaz, bu karara şiddetle karşı çıkıyor: “GTİAŞ’nin kuruluş amacı otel yapmak değildir. Buraya yapılacak bir tesis çok büyük paralara mal olur, asla kâr getir(e)mez ve tamamen zarar eder.” diyerek projenin altına imza atmıyor ve görevinden istifa ediyor.
Bülent Koşmaz’ın vefatından sonra, 140 milyon dolar gibi büyük paralar harcanarak 125 odalı otel, 30 civarında bungalov ev, 600 kişilik kongre salonu ve 1200 kişilik bir cami yapılıyor; 2020 yılında törenle açılıyor ve 2021 yılında müşteri kabulüne başlıyor. Ancak kullanma suyunun deniz suyundan arıtılması, içme suyunun gemilerle taşınması, personelin servisi ve elektriğin deniz altı kablolarıyla sağlanması; özetle, her şeyin dışarıdan deniz yoluyla getirilmesi nedeniyle fahiş işletme maliyetleri yüzünden tesis devasa zararlar ediyor. Önce 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına devrediliyor; 2023 yılında da iktidara yakın bir şirkete yıllık 4,2 milyon TL’ye (günlük 11.666,00 TL-bir kişinin konaklama ücretinden bile düşük bedelle) kiraya veriliyor!
Sonuç; milyonlarca dolar harcanarak yapılan otel çalışmaktadır, ancak rantabl (gelir getiren, kâr sağlayan, verimli, getirimli) değildir; çok ucuz denilebilecek bir fiyatla kiraya verilmiştir ve devlet desteği ile ayakta tutulmaya çalışılmaktadır!
Bu yatırım kararından sonra, 5174 sayılı Türkiye Odalar Borsalar Birliği Kanunu’nda yer alan özetle, “Üst üste iki dönem meclis başkanlığı yapanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı görevlere yeniden seçilemezler” hükümleri, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal ediliyor; iki dönem meclis başkanlığı yapanların bazıları yeniden seçiliyor ve kimilerinin başkanlıkları hâlen de devam ediyor!
Ve Bülent Koşmaz, bu duruşunun bedelini ödüyor! Aday olduğu hâlde, TOBB’nin 2013 yılında yapılan genel kurul seçiminde, yönetim kuruluna seçilemiyor/seçtirilmiyor!
Orhan Veli, o meşhur “Vatan İçin” başlıklı bir şiirinde ne güzel söyler: “Neler yapmadık şu vatan için! / Kimimiz öldük; / Kimimiz nutuk söyledik…”
Bülent Koşmaz, söylemleriyle değil, eylemleriyle ve yaptıklarıyla öne çıkmış, gönüllerimizde yer etmiş ve iz bırakmıştır. Antik çağ filozoflarından Platon, “Eylemleri sözlerden oluşanlara değil, sözleri eylemlerden oluşan insanlara güvenin.” der. Onun yaptıkları, çoğumuzun hayallerini aşar. İstese, gücün yanında durup çok daha büyük mevkilere ve makamlara gelebilirdi. Ama o, 1980’ler öncesinde yaşadığı sağ-sol kavgalarının etkisiyle daima siyasetten uzak durmuş, ülkesine ve sevdalısı olduğu Manisa’ya hizmeti kendine temel ilke edinmiş, ağırbaşlılığı ve yardımseverliği ile örnek olmuştur.
Mekânın cennet olsun, güzel ve dik duruşlu insan…
———-+———-
Güzel Sözler
İnsanın mutlu olabilmesi için çevresine bir katkıda bulunması gerekir. Oktay Sinanoğlu
Vatan sevgisi ahlakta iyiliği, ahlakta iyilik de vatan sevgisini meydana getirir. Montesquieu
Çalışmak en soylu iştir. Thomas Carlyle
Bir ülkede adalet yoksa, kanunlar sadece güçlünün sopasıdır. Maurice Duverger

