

Manisa’da son yıllarda eğitim binalarının yenilenmesi konusunda örnek bir gayret var. Böyle de olmalı çünkü Manisa riskli bir deprem bölgesi… – Bu arada Manisa Lisesi için otopark karşılığında binaların yenilenmesi için Büyükşehir ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında iletişimin hangi aşamada olduğunu bilmiyoruz; bu bir başka yazı konusu…-
Biz bu yazımızda Manisa’daki meslek liselerinin bir kısmının Tigem arazisine taşınabileceğini konusundaki bazı fısıltılardan söz edeceğiz.
Bu konu aslında yeni değil…
2013 yılında Hayat Gazetesinde ‘Eğitim ve Tigem Arazisi’ başlıklı bir yazı kaleme almıştık. O yıllarda lise kampüsü için Veziroğlu tarafları düşünülüyordu. Hatta o kampüs yeri için kurdele falan da kesildi, katılımcılar arasında milletvekillerinden, bürokrasiden insanlar katıldı.
Biz Öğretmenevi’nin balkonundan bakarak, ‘buraya olmaz’ dedik; Veziroğlu Köyü Alanı’na böyle bir proje için, – göz kararı bir bakışla bile-, drenaj, imar ve tarımsal bütünlük açısından Manisa’nın gelişimine uygun olmadığını düşünmüştük…
-Ama şehirdeki herkese neredeyse çok iyi bir fikir gibi görünüyordu; yine de uyarmadan edemedik, ‘çok aceleci olmayın, böyle bir yatırım projesinde önceden alt-yapı ve zemin etüt çalışmalarının tamamlanması gerekir,’ dedik…-
Nitekim, D.Sİ., ‘burası tarım arazisidir, bir de suyolu üzerindedir,’ diye görüş bildirdi; sulama projelerinin bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle, projeye soğuk yaklaşmışlardı.
Nihayet, jeoloji uzmanları da, ‘Veziroğlu köyüne eğitim alanı yapılamaz çünkü fay hattı geçiyor,’ dediler.
İşte bu yazı 19.04.2013 tarihli Hayat Gazetesinde ‘Veziroğlu Yerleşkesi ve İmar Planı’ başlıklı bir makalede ele alındı.
Veziroğlu’na ne tür yatırımlar yapılabileceğini de yazmışız
Hatta o yazıda Lise kampüsü olamayan Veziroğlu’na ne tür yatırımlar yapılabileceğini de yazmışız:
Buraya güneş panelleriyle enerjisini üreten, çelik karkas ve ara demir raflarla-açılır kapanır cam sistemleri ile büyük bir botanik bahçesi yapılabilir… Belki içinde ya da yanlarda tenis-yüzme- futbol gibi spor sahalarıyla, restoran-kafeterya işletmeleriyle çok güzel bir gezinti ve eğlence mekânları da kurulabilir…
Ya da burada damla sulama sistemiyle seracılık sistemine geçilebilir; (sera işinde de pahalı ürünler seçilmelidir.) Ayrıca yeşillik ve spor sahaları yapılabilir, hatta bahçeli-çiftlikli pansiyonlar açılabilir.
…Seralarda-yeşillik alanlarda, Gediz-Sanayi deresi, hatta hatta Gürle bağlantılı bir kanal sistemi düşünülebilir ki, arada organize sanayinin arıtma tesisinden bağlantı yapılıp, bir küçük gölet içinden seyreltmeyle daha da berrak su elde edilir ve ağaçlandırmada kullanılabilir…
Ama tabii bu görüşler ilk akla gelenlerdir, söylemek istediğimiz bu bölgeyi bir bütün olarak görebilmektir, planlama böyle yapılmalıdır;
Bakın Muradiye’den başlamak üzere Güzelbahçe’ ye kadar, Yunt dağına; bu tarafta ise bir yön: Stat, Laleli-k!.. Yeni Mahalle, havsa Sultan, Eski Stat’a gitmek üzere minyatüren- tarihi bir lokomotif, turistik çuf-çuf trenlerin işleyeceği ray hattı bile döşenebilir.
Ama unutmayın buradan fay hattı geçiyor; ne yapacaksanız yapın orayı betonlaştırmamak üzerinden işi götüreceksiniz!’’
Demişiz…
Meslek Liseleri Eğitim Kalitesi ve Tigem Arazisi
Şimdi gelelim 19.04.2013 tarihli Hayat Gazetesindeki yazımızdaki TİGEM arazisine; o dönemlerde proje hazırlık aşamasındaydı
”Proje aşağı-yukarı belli gibi; 150 dönümlük bir yer eğitim kampüsüne ayrılacak. M.E.B ödeneği de hazırmış; tamam…Ancak bu işi hastane inşaatı gibi komplike ele almak gerekir; -burada kat yüksekliğini sınırlamakta cimrilik yapmanın gereği yok; akşamüstü karanlığı erken indiği için ışıklar erken yanacak, her şeyi tasarruflu ve mümkünse kendi elektriğini üretme çaresi aramak lazım.-
Ayrıca TİGEM’ de eğitim kampus inşaatına başlamadan ciddi bir şekilde taban su debisini inceleyin; büyük ihtimalle su kaynakları var orada; projede su kullanımında kendi-kendine yeten; kuyuların havuza dönüştürüldüğü kapalı geniş bir yer altı deposu, -bir de soğuk hava deposu- hatta binanın, -yangın söndürme gibi- kritik öneme sahip yerlerle vana bağlantısını yapılmış –hazır- küçük bir devir santralini kurmak iyi olmaz mı?..
Bizce bu tür komplike yatırımlar için güçlü-büyük şirketlere iş ihale edilirse doğru olur. –Oraya harcanacak para için kılı-kırk yaran ince hesaplarla ihale gerçekleşme sürecini tehlikeye atacak fiyat tespiti yapılmasın…-
Bunları yazıyoruz da çok şey bildiğimizden mi, elbette ki hayır ama uluslararası örnekleri görüyoruz. Oralarda ne yapılıyor nasıl işler yürüyor biraz biliyoruz. Yeter ki öğrenme hevesiniz olsun, internetten bakın, üniversitelerden sorun; örneklerden yola çıkıp bölgesel kalkınma-gelişme planlamalarını inceleyin…
Biz bu öneri sıralarken öncelikler ve risk analizi üzerinden üç konu bizi ürkütüyor.
Bir:
Bakın, 99 depremini hatırlayın; ayrıca elimizde çok ciddi bir şekilde önemsememiz gereken Afet Yönetmelikleri var; Manisa’ nın tarihi deprem risklerini öğrenin, hatta güncel haberleri izleyin, felâketlerle karşı karşıya kaldığımızda ah-vah etmemek için önlemimizi baştan almaya çalışalım, diyoruz… Bu afet belki bir kez olur, elli-yüz yılda yaptığımızı yerler-bir eder; insan hayatı kadar hiçbirşey önemli değildir, üstelik bütün üretim-su kaynakları-enerji sistemleri etkilenir.
Bu risk faktörlerini ciddiye almalısınız, diyoruz.
(İki…)
Üç:
İnsan kaynağının yetiştirilmesi bekletilmeye gelmez, diye düşünüyoruz… EĞİTİM KURUMLARININ FİZİKİ ALT-YAPISINI VE DONANIMINI EN İYİ ŞEKİLDE SAĞLAMAK öncelikli görevlerimiz arasındadır.”
Şunu özellikle vurgulayayım:
Teknik Liselerde kalifiye öğretmen eksikliği var. Mühendis getirilse bile uygulama eksiklikleri var. -mühendislerin bile atölyelerde deneyimleri yetersiz bir şekilde mezun olduğunu düşünüyoruz. 90’lı yıllarda öğretmen teknik okulları kapatıldığından beri kalite azalıyor, meslek okullarında eğitim ve teknik altyapı yenilenmeli…
Bakın bir büyük firmanın ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi’ sloganı ile anılan bir projesi vardı, şimdi artık bu konuda sıkıntılar arttı; mesleki eğitim işinde uzman eğitimciler yetiştirme çok çok önemli.

