DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Musluklar tıslarken aklıma gelenler…

Yayınlanma Tarihi : Google News
Musluklar tıslarken aklıma gelenler…

Ramazan ayında yazmam da, bayramdan sonra yazılara devam ederim derken, yerel gazetelerin birindeki bir manşet, işte şimdi okuyacağınız yazıyı kaleme almama yol açtı.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun bir beyanatından söz ediyorum. O beyanat, beni yıllar öncesine götürdü.

Yıllar önce Bülent Kar’ın belediye başkanlığı döneminde su işleri müdürümüz Halis Orhun’du. Benim de yakın arkadaşım ve dostumdu. Erken yaşta kaybettik. Birbirimize nazımız geçerdi. Gençlik yıllarında dükkân komşuluğu da yapmıştık.

Halis Orhan’ın su işleri müdürlüğü sırasında, cuma günleri öğleden önce sular kesilmeye başladı. Bu böyle bir hafta, iki hafta, üç hafta devam etti. Benim de dikkatimi çekti. Bir gün Halis’e, cuma günleri öğleden önce suların neden kesildiğini, bu durumun tesadüf olup olmadığını sordum, rahatsızlığımı dile getirdim.

Halis’in verdiği yanıt şöyleydi: “Halil abi, su boruları patlamak için çarşambaya, perşembeye, cumaya bakmaz. Patladığı zaman biz müdahale ediyoruz. Yani boru patlağının ya da arızasının ne zaman meydana geleceğini biz tayin etmiyoruz.”

Ben de, bunun bir önleminin, çaresinin olup olmadığını sordum, bari cuma vaktine denk gelmese dedim…

Halis de cevaben, “Su kesintisi cuma-cumartesi, bayram-seyran, gece-gündüz dinlemiyor maalesef, biz ancak arıza meydana geldiğinde gerekeni yapıyoruz” demişti.

Besim Dutlulu da, geçen gün verdiği demeçte, “Boru patlağı recep-şaban-ramazan ya da iftar-sahur dinlemiyor” demiş.

Dutlulu’nun açıklaması, işte böylece beni yıllar öncesine, Halis Orhun’un su işleri müdürü olduğu günlere ve onunla yaptığımız konuşmalara alıp götürdü.

Peki gerçekten bu uzun su kesintilerinin bir çaresi yok mu? Yıl 2026… Teknolojinin geldiği nokta ortada. Ben konunun uzmanı olmadığım için bilmiyorum ama vardır bunun bir çaresi diye düşünüyorum. Bir önlem, bir yedek tedbir, bir B planı, bir C planı bulunabilir mi acaba diyorum… Yine de Başkan Dutlulu’nun su işlerine karışmayalım. Bir çare bulunur diye umalım…

Son iki üç yıldır gerçekten kuraklık vardı. Barajlar, göletler, ırmakla boşalmıştı. Ancak bu yılki yağışları hepimiz gördük. Barajlar yeniden doldu, yeraltı su kaynakları dolup taştı. Otoyollar bile gölete dönmüş adeta… Haberlerde seyrettik. Yani su sıkıntısı en azından şu an için yok. Bütün mesele, var olan suyu sağlıklı bir şekilde şebekeye sevk etmek ve kullanıcıya sunmak. Bu da belediyenin işi.

Ağlamayan bebeğe mama vermezlermiş. Biz bunları yazalım ki, yetkililer de çeşitli çareler düşünsünler ve hizmetimize sunsunlar…

YORUM YAP